Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5313 E. 2021/3307 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5313
KARAR NO : 2021/3307
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.07.2018 tarih ve 2016/243 E. -2017/380 K. sayılı ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin usulden reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2020 tarih ve 2019/2411-2020/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 15 yıllık hissedar olmasına rağmen bu süre boyunca kar payı almadığını, davalı şirket yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı …ile müvekkili arasında şahsi husumet olduğunu, 08.12.2015 tarihinde yapmış olduğu şikayet ile Kocaeli 3. Aile Mahkemesinin 2015/595 değişik iş sayılı kararı ile davalı şirket yetkilisi …aleyhine koruma kararı aldığını ileri sürerek TTK. M. 638 uyarınca müvekkilinin şirket ortaklığından çıkma yönündeki taleplerinin kabulünü ve şirketin tasfiye payının kendisine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 668 sayılı KHK ile OHAL kapsamında alınan tedbirler uyarınca davalı şirketin kapatıldığı ve şirketin yayın kuruşlarından olan “Bizim Kocaeli” gazetesine el konulduğundan, davanın 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16/1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine 24.05.2017 tarihinde kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı bu kez 20.07.2017 tarihli dilekçesi ile; 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Olağanüstü Hal İşlemlerini İnceleme Komisyonu kurulmuş olduğundan internet üzerinden başvurunun mümkün olmadığından, dosyanın Olağanüstü Hal İşlemlerini İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na gönderilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 26.07.2017 tarihli ek kararı ile; dosyanın gönderildiği Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu 12.04.2018 tarihli kararıyla, 670 sayılı KHK ve 675 sayılı KHK’nın 16/4 maddesi gereğince, talebin komisyonun görevleri arasında olmadığı gerekçesiyle, dosyayı Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iade etmiştir.
Davalı bu kez 6.7.2018 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden ele alınarak incelenmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ek kararı ile talep reddedilmiştir.
Davacı vekili 19.07.2018 tarihli ek karar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; olaya uygulanması gereken 675 sayılı KHK’nın dava ve takip usulüne ilişkin 16. maddesinin ‘’20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17.8.2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15.8.2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında KHK nin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.’’ hükmü gereğince, kesin olarak dava şartı yokluğundan reddedilen davanın yeniden ele alınıp incelenmesi için öngörülen bir yasal yol olmadığı anlaşılmış olup ayrıca duruşma açılması talebinin reddine ilişkin ek karar bakımından da bir yasa yolu öngörülmemiş olduğundan, HMK’nın 346/1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebepler ile HMK’nın 352/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süresinde yapılmadığı yönündeki tespitin usul ve yasaya uygun olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.