YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5347
KARAR NO : 2021/6932
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.11.2016 tarih ve 2013/67 E. – 2016/662 K. sayılı kararın davacı vekili, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.04.2017 tarih ve 2013/67 E. – 2016/662 K. sayılı ek kararın ise davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.02.2020 tarih ve 2018/888 E. – 2020/147 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka bünyesinde birleştirilen Toprakbank A.Ş. ile dava dışı Vemaş Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildilip, icra takibi başlattıklarını, takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Hüseyin ve Rıdvan vekili; davanın 15 yıl öncesine dayanan bir kredi ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkillerinin krediye 1998 yılında kefil olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, teminat altına alınan borcun icra yoluyla satışa çıkarılan menkuller ödenerek borçlarının kapandığını, faiz talebinin fahiş ve dayanaktan yoksun olduğunu, ihtarnamenin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı … vekili tarafından 31.07.2012 havale tarihli dilekçe ile takibe itiraz edilmiş ise de itiraz dilekçesinin 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığından bu borçlu yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, genel kredi sözleşmesinde kefillerin müeyyide borcu için nakit teminat vereceklerine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davacının bu yönden talep hakkının olmadığı, davacı banka tarafından davalılara gönderilen ihtarname
ile hesabın 17.06.2008 tarihinde kat edildiği, 329.609 USD bedelli kredinin 12.08.1998 tarihindeki TL karşılığının 64.225.-TL olduğu, söz konusu ihtarnamenin her iki davalıya da tebliğ edilemeden iade edildiği, kefillere ihtar tebliğ edilmediğinden takip tarihi 01.08.2008’de temerrüde düşmüş sayılacakları takip öncesi için davalı kefillerden sadece akdi faiz, takipten sonra temerrüt faizi istenebileceği, davalı kefillerin, 01.08.2008 (takip) temerrüt tarihi itibarıyla 64.224.- TL asıl alacak, 533.495.67 TL akdi faiz ve 26.674,78 TL BSMV olmak üzere toplam 624.394.45 TL borçlu bulundukları, ancak kefillerin temerrüt tarihi itibarıyla kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu oldukları, kefillerin kefalet limitlerinin 383.460.- TL olduğu bu nedenle kefillerden 01.08.2008 temerrüt tarihi itibarıyla en çok 64.224.-TL asıl alacak, 304.034.29 TL akdi faiz ve 15.201.71 TL de gider vergisi olmak üzere 383.460.-TL’lık bir talepte bulunulabileceği, blokesi istenen müeyyide tutarı takipte istenen bir kısım masraflardan davalı kefillerin sorumlu olmadıkları, davalılar vekilince tapuların bankaya devri kaydıyla kredinin kapatıldığı ve borçlu şirketin ibra edildiği, borcun kapandığı savunulmuş ise de böyle bir ibranın varlığının kanıtlanamadığı, tahsilat var ise de bu tahsilatın kefalet limiti üzerinde borç bulunması nedeniyle davalıların sorumluluklarına etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalılar H.Uğur Yurtseveroğlu ve … yönünden kısmen kabulüyle; takibe yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin bu davalılar yönünden 64.224,00 TL asıl alacak, 304.034,29 TL akti faiz, 15.201,71 TL gider vergisi olmak üzere toplam 383.460,00 TL yönünden takibin devamına, fazla talebin reddine, asıl alacağa yıllık %105 oranında temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanmasına, 76.692,00 TL icra inkar tazminatının davalılar H.Uğur Yurtseveroğlu ve …’den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece 05/04/2017 tarihli ek karar ile; davalılar … ve … vekilince 6.548,54 TL istinaf karar harcı, 85,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 100.-TL gider avansı yatırılmadığından istinaf başvurusunun HMK 344/1 maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve ek karara karşı davalı … vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, asıl borçlu şirketin ihraacat taahhüdünün yerine getirilememesi nedeniyle ödenmesi gereken müeyyideler yönünden yasal olarak ödeme yükümlülüğü altında bulunmayan davacı bankanın müeyyide borcunu ödediği hususunu ispata elverişli bir belge sunmadığı ve ödemesini ispatlayamadığı gibi; davaya konu kredi sözleşmesinde kefillerin sorumluluğuna ilişkin hükümlerde de kefillerin müeyyide borcu için nakit teminat verecekleri yönünde düzenleme bulunmadığı, kredi ve faizler ile kefalet limiti aşıldığından kefillerin blokesi istenen müeyyide tutarlarından ve takipte istenen ihtarname masraflarından limit yetersizliği nedeniyle sorumlu olmayacakları, davalılar dava konusu genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olup davalılara gönderilen hesap kat ihtarnamesinin “gösterilen adreste tanınmadığı” gerekçesi ile tebliğ edilemediği, İ.İ.K’nun 4949 sayılı Yasa ile değişik 68/b maddesinin son cümlesi hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanabilir ise de kefil bakımından uygulama yeri bulunmadığı, davalı kefillerin takipten önce temerrüde düşürülmediği, müteselsil kefillerin 27.06.2008 tarihi esas alınarak kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olup, kefilin temerrüdü için hesap kat ihtarının tebliğ edilmesi gerektiği, kefalet limitini aşmamak kaydıyla en fazla asıl borçlunun borcu kadar sorumlu olacakları, davalıların temerrüt tarihi olan icra takip tarihindeki kur esas alınarak yapılan hesaplama ile kefalet limitinin tespit edildiği gerekçeleriyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, kefillerin usulüne uygun belirlenen kefalet limitine göre sorumlu olacakları miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmişlerdir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’ndan alınmasına, 07/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.