YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5372
KARAR NO : 2021/3321
KARAR TARİHİ : 05.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.11.2019 tarih ve 2019/205 E. – 2019/844 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davadışı şahıslar ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine davacının kefil olduğunu, bu kefalet nedeniyle davacı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını ve takibin kesinleşmesi ile SGK Bağkur Genel Müdürlüğü tarafından haksız olarak emekli maaşından fazladan alınan 6.675,69 TL SGDP kesintisinin davalı banka şube hesabına iade edildiğini, ancak davalı banka tarafından kesinleşen takip ve imzalanan kefalet sözleşmesine dayalı olarak kesintinin iadesinin aktarıldığı banka hesabına bloke konulduğunu, ancak bu işlemin usulsüz olduğunu, 5510 sayılı Kanun gereğince emekli maaşına haciz konulamayacağını, davacının bloke konulan emekli maaşından başka gelirinin olmadığını belirterek maddi-manevi tazminat hakları saklı kalmak üzere davalı bankanın şubesi nezdindeki hesaplara konulan blokenin kaldırılmasına, blokede tutulan paralarla haksız olarak emekli maaşından tahsil edilmiş paraların yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 5510 sayılı Kanundaki yasa değişikliğinin takip ve haciz tarihinden sonra olduğunu, bu nedenle emekli maaşı kesintilerinin hukuka uygun olduğunu ve iade edilemeyeceğini, kesinti yapıldıysa bile halen icra dosyasına yansıtılmadığını, 6.675,69 TL’ya konulan blokenin kredi sözleşmesine uygun olduğunu, bu hükümlerin haksız şart olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece usule yönelik bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının emekli maaşından SGDP borcu şeklinde bir kesintinin yapıldığı ve yapılan kesintilerin toplamının 6.675,69 TL olduğu, bu kesintilerin davacının emekli maaşından yapıldığının açık bir şekilde görüldüğü, haciz ve kesinti işleminin hangi tarihte yapılırsa yapılsın 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesindeki haczedilmezlik kuralından ayrım olmaksızın tüm emeklilerin yararlanabileceği, davacının iade edilen emekli maaşı içerisindeki prime ilişkin alacağa konulan blokenin ve davacıya ait paranın davalı bankaca borçlunun borcuna mahsuben kullanılmasının haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıya ait banka hesabına 10/02/2015 tarihinde SGK tarafından yatırılan 6.675,69 TL’lik kısmı üzerinden konulan blokenin kaldırılmasına, bloke konulan 6.675,69 TL’lik bedelin 10.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.