Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5376 E. 2021/3302 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5376
KARAR NO : 2021/3302
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.03.2020 tarih ve 2020/7-2020/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına tescilli 1993/144721 sayılı “BİFA NEGRİLLO TÜRK MALI” ibareli markanın tescil edildiği 30. sınıfta yer alan emtialar üzerinde kullanılmadığını ileri sürerek, davalının dava konusu markayı 30. sınıfta yer alan emtialar bakımından kullanmadığının tespitine, markanın 30. sınıfta yer alan kullanılmayan tüm emtialar yönünden 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın dayanağını oluşturan 556 sayılı KHK’nın 14. ve 42. maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali sebebiyle davanın yasal dayanağını kaybettiği, daha sonra yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanununda yer alan hükümlerin de geriye yürütülerek somut olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın yasal dayanağını oluşturan 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ve davanın taraflara atfedilemeyecek bir sebeple reddedildiği belirtilerek yargılama giderleri tarafların uhdesinde bırakılmıştır. Ancak Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, somut olaydaki gibi, davanın esası hakkında dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi ve davanın açıldığı andaki haklılık durumunu tespit ederek yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece belirtildiği şekilde, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ve yargılama giderlerin de davadaki haklılık durumuna göre taraflara yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/04/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, 556 sayılı KHK’nın 14 ve 42. maddelerine dayalı olarak açılan markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, dayanak maddeler Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
Davada uygulanacak hukuki sebebin (kanun hükmünün) Anayasa’ya aykırılığı davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi mahkemede, hükmün Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir. Uygulanacak hükmün iptali halinde ise davacının netice-i talebini haklı kılacak bir kanun hükmü bulunmayacağından yani dava dayanaksız kalacağından bu durumda davanın konusu kalmayacağına veya karar verilemeyeceğine değil davanın reddine karar verilmesi gerekir.
HMK’nın 326/1 maddesi gereğince ise kanunda yazılı haller dışında yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağına ve somut uyuşmazlıkta olduğu gibi kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde yargılama giderlerinin ne suretle hükmedileceğine ilişkin kanunda ayrıksı bir hükümde bulunmadığına göre davanın reddiyle, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekmekle, Sayın Çoğunluk görüşüne katılmıyorum.