Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5600 E. 2021/3669 K. 14.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5600
KARAR NO : 2021/3669
KARAR TARİHİ : 14.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.03.2020 tarih ve 2019/440-2020/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada; davalı …’un müvekkilinin ürettiği halıların birebir benzeri olan ürünleri sattığını, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenle ürünlerin toplatılması ve el konulması için ihtiyati tedbir kararı ile haksız rekabetin varlığının tespitine ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada; asıl davanın davalısı …’un bu ürünleri Kesimoğlu Firması’ndan satın aldığını, bu Kesimoğlu Firması’nın eyleminin de haksız rekabet teşkil ettiğini beyanla birleşen davanın davalısı elinde bulunan birebir benzer ürünlerin toplatılması ve el konulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haksız rekabetin varlığının tespitine ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı …; bu ürünleri Kesimoğlu Firması’ndan aldığını, üretici olmadığını, bu nedenle haksız rekabet oluşmayacağını beyanla davanın reddini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili; bu ürünlerin piyasada yaygın şekilde satıldığını, müvekkilinin üretici olmadığını, dava dışı Kare Tekstil Şirketi’nin davacıdan bu ürünlerden satın aldığını, müvekkilinin de bu firmadan satın aldığını, asıl davanın davalısı …’a da bu yolla müvekkiline satılan ürünlerin müvekkili tarafından satıldığını, taklit ürünün olmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek, asıl ve birleşen davada dava konusu ve davalılarca satılan ürünlerin davacı ürünleri ile sadece ıslak zeminde kullanılabilecek halı talebi olan bir müşteri için TTK’nın 54. ve 55.maddeler çerçevesinde davalıların ürünlerinin haksız rekabet oluşturduğunun kanıtlanamadığı, asıl ve birleşen davada davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 14.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.