Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/562 E. 2020/2663 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/562
KARAR NO : 2020/2663
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 23/10/2019 tarih ve 2019/873 E.- 2019/1044 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının yaklaşık 30 yıldır oto ekspertiz cihazları, araç muayene cihazları ile otomobil servis ekipmanlarının satış, servis, ihracat ve kalibrasyon hizmetlerini verdiğini, davalı şirketin 2011/01030 sayılı “COMPUTEST’’ ibareli markasının bulunduğunu, ancak davacının 1994 yılından bu yana “COMPUTEST’ ibareli markası ile hizmet verdiğini, bu ibareyi müvekkilinin sektörde maruf ve meşhur hale getirdiğini, markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, davalı markasının müvekkilinin tescilsiz olarak kullandığı marka ile birebir aynı olduğunu, markanın kötü niyetli olarak tescil edildiğini, davacının önceye dayalı hak sahipliği bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2011/01030 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının “COMPUTEST” ibareli markayı kullandığını davanın açılması ile öğrendiğini, müvekkilinin markasını davacıdan önce markasal olarak kullandığını ve adına tescil ettirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesine dayalı olarak tescilli bir markanın hükümsüzlüğünün istenebilmesi için markaya konu işaretin, yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanılması ve bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerektiği, oysa ilk derece mahkemesine sunulan 27.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafça “COMPUTEST” ibaresine belirli ölçüde ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği açıklanmış olduğundan ve davacının dava konusu ibareyi maruf hale getirdiğine ilişkin bir delil olmadığından davacının 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesine dayalı olarak davalı markasının hükümsüzlüğünü isteyemeyeceği, diğer bir deyişle, dosyaya sunulan delillerle davacı tarafın “COMPUTEST” ibaresine belirli ölçüde bir ayırt edicilik kazandırdığını ispat edemediği, bu nedenle davalının, davacıdan önce söz konusu ibareyi kullanıp kullanmadığının da somut uyuşmazlık açısından bir öneminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.