Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/563 E. 2020/4477 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/563
KARAR NO : 2020/4477
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07.05.2018 tarih ve 2017/109 E. – 2018/164 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25/10/2019 tarih ve 2018/1557 E. – 2019/1084 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına tescilli 93/007786, 93/007788, 93/007292, 98/015284, 93/007789, 99/015886 ve 99/015885 sayılı markaların içerdiği “POLO” ibaresinin ve atlı polo oyuncusu figürünün 18/01, 18/02 ve 18/04. sınıflarda yer alan ürünler bakımından SMK’nın 5/1. maddesi çerçevesinde tanımlayıcı nitelikte olduğunu, anılan ibare ve figürün ayırt ediciliğe sahip olmadığını, bu nedenlerle marka olarak tescilinin mümkün bulunmadığını, “POLO” ibaresinin, kökeninin M.Ö. 600’lere dayanan at üzerinde takım oyuncularının özel oyun sopalarıyla topa vurmalarıyla oynanan bir oyun ve binicilik sporunun adı olduğunu, 18.sınıfta polo ve binicilik sporunda kullanılan deriden mamul malzemeler, koşum takımları gibi emtialar bakımından polo ismi ve figüratif unsurun tanımlayıcı nitelik taşıdığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 93/007786, 93/007788, 93/007292, 98/015284, 93/007789, 99/015886 ve 99/015885 sayılı markaların, SMK’nın 5/l.b, 5/1.c ve 25.maddeleri uyarınca hükümsüzlüklerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin POLO markasını 1967 yılında yaratıp, bu marka altında dünya çapında 326 satış noktası ile giyim ürünleri, aksesuarlar, kokular, mobilyalar üreten ve restorant işleten bir şirket olduğunu, dünya genelinde bilinen bir markanın ayırt ediciliğinin bulunmadığının iddia edilemeyeceğini, “POLO” ibaresinin polo oyunu veya sporu ile ilgili bir mal veya hizmet için tescil edilmiş olmaması karşısında davanın reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu edilen 99/015886, 99/015885 sayılı markaların tescilli olmadıkları, tescilli olmayan bu markaların hükümsüzlüğü isteminin bu nedenle reddinin gerektiği, dava konusu edilen 93/007786, 93/007788, 93/007792, 98/015284, 93/007789 sayılı markaların ise hükümsüzlüğü istenen 18/01, 18/02 ve 18/04.sınıflarda yer alan ürünler yönünden somut ve soyut ayırt ediciliklerinin bulunduğu ve tanımlayıcı nitelik taşımadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 99/015886, 99/015885 sayılı markaların başvuru aşamasında hükümden düştükleri ve tescil edilmedikleri, bu nedenle anılan markaların hükümsüzlüklerinin talep edilemeyeceği, dava konusu diğer markaların ise marka olarak tescil edilebilecek işaretlerden oldukları ve marka kapsamındaki 18.sınıf mallar yönünden tanımlayıcı bulunmadıkları gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, hükümsüzlüğü talep olunan markaların başvuru tarihleri dikkate alındığında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun geçici 1/1. maddesi uyarınca marka hükümsüzlük istemleri hakkında Sınai Mülkiyet Kanunu yerine 556 sayılı KHK’nın uygulanması gerekmesine, ancak bu durumun somut olay bakımından sonuca bir etkisinin olmamasına ve İlk Derece Mahkemesince verilen kararda sonucu itibariyle bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372.maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.