Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5719 E. 2021/4431 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5719
KARAR NO : 2021/4431
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.09.2017 tarih ve 2014/446 E- 2017/799 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/1160 E- 2020/182 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı adına kayıtlı taşınmazın 14.09.2005 tarihinden itibaren başlamak üzere 15 yıl süreyle intifa hakkını resmi senetle aldığını, ayrıca Bayilik ve İşleticilik Sözleşmesi imzalandığını, Rekabet Kurumu’nun 12.03.2009 tarihli duyurusu nedeniyle sözleşmenin 18.09.2010 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin intifa hakkı süresi sonuna kadar işleticilik ilişkisinin sona ereceğine güvenerek saha işleri, idari bina yapımı, akaryakıt tankı ve elektrik işleri için olmak üzere toplam 204.650.-TL+KDV ödediğini, sözleşmenin 18.09.2010 tarihi itibariyle son bulması nedeniyle ödenen yatırım bedellerinin sözleşmenin kalan süresine ait kısmının 169.370.-TL olduğunu, ancak bu tutarın güncellenmesi gerekmekte olup güncellenmesi sonucunda 338.737.-TL+KDV’nin iadesi gerektiğini ileri sürerek 338.737.-TL+KDV’nin 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin süresinin 5 yıl ile sınırlandırılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı şirketin, davalının işletmekte olduğu akaryakıt istasyonuna 15 yıl süreli intifa hakkına istinaden kalıcı yatırım niteliğinde yapılan tesislerin inşasını sağlayarak sübvansiyon desteğinde bulunduğu, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin Rekabet Kurulu Tebliğleri uyarınca (5) yılın sonunda 18.09.2010 tarihi itibariyle sonlandırıldığı, bu durumda davacı … şirketinin davalı tarafından işletilmekte bulunan akaryakıt istasyonuna yapmış olduğu kalıcı nitelikteki yatırımlardan iadesi mümkün olmayan kısımlarının halen davalının kullanımında olması ve taşınmazına değer katması karşısında davalının sebepsiz zenginleşmiş olduğunun kabulünün gerektiği, bu kapsamda bilirkişi kurulunca davacı yanın talep edebileceği kalıcı yatırım bedeli toplamının 150.040,80 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 150.040,80 TL’nin 18.09.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.05.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.