Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5733 E. 2021/6028 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5733
KARAR NO : 2021/6028
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
VEKİLİ : AV. …
VEKİLİ : AV. …

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.10.2019 tarih ve 2019/244 – 2019/409 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26.10.2007 tarihinde “Televizyon Dizi Film Oyuncu Sözleşmesi” imzalandığını, ancak davalı göndermiş olduğu 05.11.2007 tarihli ihtarname ile anılan sözleşmeyi hiçbir hukuki bilgisi olmadan, sözleşmeyi kontrol etme fırsatı elinden alınmış olarak ve daha önce üçüncü bir şahıs ile imzalamış bulunduğu sözleşmeye rağmen durumun farkında olmaksızın hataen imzaladığı gerekçesiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, davalının sözleşmeyi fesih gerekçesinin yasalara aykırı olduğunu, davalının sözleşme uyarınca 140.000,00 TL cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, 140.000,00 TL cezai şart bedelinin bankaların uyguladığı en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu sözleşmenin müvekkiline avukatı ya da menajeri olmaksızın hatta okutmadan imzalatıldığını, sözleşmedeki cezai şartın fahiş ve haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, ayrıca belirsiz süreli sözleşmelerde cezai şart talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan 04.11.2011 tarihli protokolün davalı … ile davacı vekili tarafından imzalandığı, temyiz aşamasında davacı tarafça dosyaya sunulan 04.11.2011 tarihli protokolün, tarafların karardan sonra eldeki davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak aralarında anlaşmaya vardıkları ve bu nedenle söz konusu protokolün davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olduğu gerekçesiyle dosyaya sunulan 04/11/2011 tarihli protokolün tastikine, sulh nedeniyle esasla ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.766,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.