Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5735 E. 2021/3964 K. 22.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5735
KARAR NO : 2021/3964
KARAR TARİHİ : 22.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2019 tarih ve 2018/120 E. – 2019/397 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nce verilen 04.06.2020 tarih ve 2020/301 E. – 2020/365 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı TEB’nın alacağının sağlanması amacıyla Trabzon İcra Müdürlüğü’nün 2015/23439 Esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığını, dava dışı banka borçlusu “Livadi Meşrubat ve Gıda Paz. Dağ. Tic. Ltd. Şti.” tarafından bankaya olan borçlarını geri ödemek üzere tahsil edilerek borçtan düşülmesi için davalı tarafından düzenlenen 18/04/2015 tarihli 204.147 TL bedelli çekin davacı bankaya verildiğini, davalının borca tüm ferileriyle itiraz ederek takibi durdurduğunu, iyi niyetli 3. kişi olan davacı bankaya ibraz edilen çekleri ödemeden kaçınarak borca itiraz etmenin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, çekteki imzanın davalıya ait olmadığını, dava konusu çekin Livadi Grup şirketi tarafından bankaya kredi teminatı olarak verildiğini, davalının durumu öğrenince çeklerin iadesinin istendiğini, davacı bankanın çekleri takastan geri çektiğini ancak Livadi şirketi batık hale geldiğinden çeki icra takibine konu ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nce yapılan inceleme sonucunda dava konusu çek altında keşideci davalı adına atılı imzanın keşideciye ait olmadığı anlaşıldığı, bu senet sebebi ile davalının davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamına göre, takibe konu çekteki imzanın davalıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu ile ortaya konulduğu, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarının imza ikrarı anlamına gelmediği, davacı ile davalı arasında çek dışında hukuki ilişki iddiasının bulunmadığından tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.