YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5882
KARAR NO : 2022/149
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.01.2020 tarih ve 2018/287 E. – 2020/9 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait “BEYAZ EV” ibareli markanın 1999 yılından bu yana fiilen kullanıldığını ve Bağcılar’da “Beyaz Ev” denilince davacının akla geldiğini, bu markanın çeşitli versiyonlarda 2007/34616, 2009/23109, 2010/78074, 2007/34620, 2011/84366, 2011/84372, 2011/84399, 2011/686056, 2011/86067 ve 2006/65296 tescil ve başvuru numaraları ile TPMK nezdinde davacı adına 35.sınıfta tescilli olduğunu, davalının ticaret unvanında yer alan “Beyaz Ev” ibaresini markasal olarak reklamlarında, ticari evraklarında, poşetlerde, tabelasında ve internet sitesinde kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüz ettiğini, davacı ile aynı ürünleri pazarladığını, davalının kötü niyetli olduğunu, meydana gelen tecavüz nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığını, bu sebeplerle davalının ticaret unvanından Beyaz Ev ibaresinin terkinine, marka hakkına tecavüzün önlenmesi için katalog, broşür, ambalaj malzemeleri, fatura, irsaliye, tabela, materyal, makine ve araç gereçlere el konulmasına, www.beyazev.com.tr alan adının iptaline, 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30/04/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırarak, 56.900,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davalının dava konusu ibareyi sadece ticaret unvanı olarak kullandığını, davalının kullanımı ile davacının markası arasında büyük farklılıklar bulunduğunu, karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davacı ile davalının farklı bölgelerde faaliyet gösterdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ortağı … n’ın 13 Kasım 1997 yılında “BEYAZ EV” işletme adını kullanmak için Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na başvuru yaptığı, o tarihten bu yana “BEYAZ EV” ibaresini işletme adı olarak kullandığı, sonrasında da 14/10/2005 tarihinden itibaren ortağı olduğu davalı şirketin ticaret unvanı olarak kullanıldığı, ancak davalı tarafın davacının ilk markasının tescil başvuru tarihi olan 28/12/2006 tarihinden önce bu ibareyi markasal olarak kullandığına dair dosyada bir delil bulunmadığı, aksine davalı tarafın dilekçelerinde “BEYAZ EV” ibaresinin işletme adı olarak kullandığını savundukları, davacı tarafın iddiasının davalının markasal kullanımlarının 2010 yılına başladığı olduğu, alınan bilirkişi raporları ile davacının marka tescillerinden sonra 2010 yılından itibaren davalının “BEYAZ EV” ibaresini kullanımının markasal kullanım olduğunun tespit edildiği, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı 7/1-b maddesi uyarınca markaların benzer oldukları, “BEYAZ EV” ibaresinin davacının tescilli markalarının esas unsuru olması ve ortalama tüketiciye hitap etmeleri nedeniyle davacının markaları ile davalının kullandığı “BEYAZ EV” ibaresini karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu nedenle davalının “BEYAZ EV” ibaresini ticaret unvanının tescilli olduğu şekilden farklı olarak büyük harflerle yazıp ön plana çıkartmak suretiyle ticari evraklarında, poşetlerde, tabelasında ve internet sitesi içeriğinde davacının bir kısım markalarının tescilli oldukları 35. sınıftaki hizmetler için markasal olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, ancak davalının iş yerinde “Bosh” ve “Beko” markalı ürünlerin satışını yaptığı, bu markaların sektörde ulaştığı bilinirlik nedeniyle davalının elde ettiği gelirin büyük bir kısmının bu markalardan kaynaklandığı, sektör bilirkişisi ve marka uzmanı bilirkişiden alınan rapora göre “BEYAZ EV” markasının davalının elde ettiği gelire etkisinin yalnızca %3 oranında olabileceği, bu durumda talep edilebilecek tazminat tutarının 17.089,00 TL olduğu, talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın da eylemin özelliklerine, tarafların ticari hacimlerine ve markanın kullanıldığı süreye göre uygun olduğu, davalının alan adının davacının marka tescil başvurusundan daha önce alındığından alan adının “önce gelen alır kuralı” gereğince alan adını kullanmasının yasaklanmasının talep edilemeyeceği, davalı şirketin ticaret sicile tescil edildiği 14/10/2005 tarihinden dava tarihi olan 25/12/2013 tarihine kadar ticaret unvanını kullanmasına davacı tarafça itiraz edilmediği, davalı şirket ortağının davalı ve davacı şirketin tescil tarihlerinden önce “BEYAZ EV” işletme adını kullanmaya başlaması nedeniyle kötü niyetli de olmadığı, bu nedenle aradan geçen 8 yıldan sonra ticaret unvanının terkinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait “BEYAZ EV” markasını reklamlarında, ticari evraklarında, poşetlerde, tabelasında ve internet sitesi içeriğinde, ticaret ünvanının tescilli olduğu şekildeki kullanımları dışında markasal olarak kullanmak sureti ile davacının marka haklarına yaptığı tecavüzün men’ine, 5.000,00 TL manevi ve 17.089,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, masrafı davalıdan alınmak sureti ile kararın Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, davacının fazlaya ilişkin 39.811,00 TL maddi tazminat talebinin reddine, davalının ticaret unvanından “BEYAZ EV” ibaresinin terkini talebinin reddine, davalıya ait www.beyazev.com.tr alan adının kullanılmasının engellenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.131,77 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.