Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5947 E. 2021/3810 K. 19.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5947
KARAR NO : 2021/3810
KARAR TARİHİ : 19.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.06.2020 tarih ve 2020/40-2020/240 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2005 yılından beri davalı şirketin ortağı, davalı …’nin ise şirket müdürü olduğunu, şirketin uzun süre ortaklar kurulu toplantısının yapılmadığını, müdürlerin ibralarının görüşülmediğini, kâr payının dağıtılmadığını, davalı şirket müdürünün TTK 617, 625, 616 maddelerine aykırı davrandığını belirterek TTK 630. maddesi gereğince haklı sebeplerle davalı …’nin davalı şirketteki yönetim görevinden azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketi zarara uğratanın davacı olduğunu, bununla birlikte, davacının davalılara yönelik iddialarının TTK 630. maddesinde düzenlenen ağır ihlallerden olmadığını, ortaklar kurulu toplantısının yapıldığını, toplantıda davacının da imzasının bulunduğunu, iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, bozma ilamından önce davalı şirket yöneticisi olan davalı gerçek kişinin şirketi zarara uğrattığının tespit edildiği, bu hususun TTK’nun 630/3. maddesi gereğince ağır kusur oluşturduğu gerekçesi ile müdürlük görevinin kaldırılmasına yönelik karar verildiği ve bu kararın bozma ilamına konu edilmeyerek davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğu, ancak davalı tüzel kişi şirkete yönelik dava bakımından, limited şirketin ortaklarına ait idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemli olarak açılan davalarda husumetin idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istenen ortağa yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca limited ortaklığa husumet yöneltilemeyeceği ve bu davalı yönünden davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle, davalı … hakkında verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle bu davalı hakkında belirtilen taleple ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı … – Zehra Kadın ve Çocuk Sağlığı Hizmetleri Limited Şirketi hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 19.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.