YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6072
KARAR NO : 2021/3730
KARAR TARİHİ : 15.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.10.2017 tarih ve 2015/454 E- 2017/1170 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 17.06.2020 tarih ve 2018/2158 E- 2020/584 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Türkiye’de sayısı 200’ü aşan Gratis mağazasının, Gratis markası ve alan adının sahibi olduğunu, müvekkillerinin mağazalarının girişi ve mağaza dizaynının özel bir tasarım olduğunu, bu konseptin 2009 yılında yaratıldığını ve o tarihten beri aralıksız kullanıldığını, davalının işletmesinin ise müvekkilinin işletmelerine ve konseptine benzetildiğini, mağaza girişinin, kullanılan tasarım şeklinin ve girişte kullanılan “kişisel bakım marketi” ibaresinin davalılarca taklit edildiğini, müvekkiline ait konseptin özenle hazırlandığını ve davalının bu konseptin benzerini kullanmasının tesadüf olamayacağını, bu eylemin TTK m. 54 ve 55/l/a-4 uyarınca haksız rekabet olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıların konseptini örnek almadığını, konsept çalışmasını dava dışı bir ajansa yaptırdığını, mağaza giriş renginin farklı olduğunu, üç yan kaplama uygulamasının birçok işletme tarafından kullanılan bir yöntem olduğunu, markaların ve markanın yazıldığı baloncukların farklı olduğunu, mağazaların iç dizaynlarının farklı olduğunu “Kişisel Bakım Marketi” yazısının, işletmenin yaptığı işin türünü gösterdiğini, davacılar ile aynı konuda faaliyet gösterdiklerinden o ibarenin kullanıldığını, yapı marketi, gıda marketi gibi ibarelerin hali hazırda ticaret hayatında kullanıldığını, müşterilerin Gratis zannı ile Winkelen mağazalarına girmesinin mümkün olmadığını karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tarafların faaliyet gösterdikleri sektörün bilinçli kullanıcıya hitap ettiği, gratis logosu ve davacıya ait mağaza girişinde temelde sarı ve koyu mor renklerine yer verildiği, davalı markasına ait logoda sarı ve pembe renklerin kullanıldığı, logo ve yazı karakterleri arasında benzerlik veya iltibas oluşturacak herhangi bir husus bulunmadığı, teknik zorunluluk gereği seçeneğin kısıtlı olduğu raf düzeni ve etiketleme işleminde haksız rekabetten söz edilemeyeceği, “kişisel bakım marketi” ibaresi ve mağaza girişindeki üç yan uygulamasının tek başına haksız rekabete konu olamayacağı, bütün olarak bakıldığında davacı taleplerine konu uygulamalardan yalnız logonun bulunduğu konum ile mağaza girişindeki 3 yan yazı uygulamasının adaptasyonu sağladığı ancak iltibas oluşturmadığı, adaptasyonun iltibas olarak nitelendirilemeyeceği ve haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ve delil olarak sunulan görseller kapsamında kurulan hükmün isabetli olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.