Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6115 E. 2021/1733 K. 25.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6115
KARAR NO : 2021/1733
KARAR TARİHİ : 25.02.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.04.2015 gün ve 2013/108 – 2015/348 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.01.2019 gün ve 2018/1851 – 2019/172 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankadaki mevduat hesabından dava dışı üçüncü kişiye ödeme yapıldığını, davacının bilgisi dışında yapılan bu işlemin davacının zararına yol açtığını, davacı zararının tazmini için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üçüncü kişi olduğunu iddia ettiği şahsın davacı şirketin muhasebe işlemlerini yürüten ve davalı bankada bulunan hesaplarla ilgili davacı talimatıyla işlem yapan davacı çalışanı olduğunu, dava konusu işlemlere konu faks talimatlarının hepsinde davacının kaşesi ile yetkili temsilcinin imzası olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nce bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, davalı bankada bulunan davacıya ait paranın yetkisiz kişilerce çekilmesi nedeniyle davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen Sözleşmenin 20/E maddesinde “Bankanın, müşteri ve yetkili temsilcilerinin kimliklerini kendilerine verilmiş bulunan imza örneklerini sözü geçenlerin fax talimatına atacakları imzalarla karşılaştırmak suretiyle denetleyeceği ve inceleyeceği, bankanın imza karşılaştırmasını makul bir dikkatle yapacağı ve ilk bakışta anlaşılmayacak olan imza benzerliklerinin sonuçlarından sorumlu olmayacağı” düzenlenmiştir.
İhbar olunan Şefika Başar tarafından 25.03.2008 ve 04.04.2008 tarihlerinde çekilen paralara ilişkin talimatı veren davacı şirket yetkilisi …’e atfen şirket kaşesi üzerinde bulunan imzalar ile adı geçen yetkilinin gerçek imzalarının karşılaştırılması durumunda imzaların ilk bakışta anlaşılabilecek derecede birbirine benzemediği, imzalar arasında gözle görülür şekilde açık ayrıcalık bulunduğu yerel mahkemenin de kabulünde olduğu halde bu yöne ilişkin davalı bankanın temyiz isteminin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne ve kararın bozulmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu hususa yönelik davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
2- Yerel mahkemece alınan 13.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda “ihbar olunan Şefika Başar tarafından 30.03.2008 tarihinde çekilen 69.000.00 TL’nin davacı şirketin 30.03.2008 tarih 33. Yevmiye no.lu işlemi ile, 04.04.2008 tarihinde aynı kişi tarafından çekilen 13.000.00 TL’ninde 10.04.2008 tarihinde 43. Yevmiye nolu işlem ile davacının ticari defterlerine girişinin yapıldığı” belirlenmiş olup, bilirkişi raporundaki bu tespitler değerlendirilmeksizin, bu hususa ilişkin gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı bankanın temyiz istemi bu yönde doğru görülerek kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1- Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin (Kapatılan 19. H.D) 16.01.2019 tarih ve 2018/1851 Esas, 2019/172 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına,
2- (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
3- (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcının davacıya, temyiz peşin harcının davalı bankaya istekleri halinde iadesine, 25.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yerel mahkemece verilen ilk karar davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı vekili temyiz nedenlerine ilişkin dilekçesinin birinci bendinde dava konusu edilen paranın davacı şirket hesaplarına intikal ettiğini, mahkemenin bu gerçeği ve buna yönelik savunmalarını görmezden geldiğini, kayıtlara geçen paranın bir kez daha tahsil edilmeye çalışıldığını belirterek diğer sebeplerle birlikte iş bu kararı temyiz etmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda talimat imzaları ile daha önceden bankaya verilen yetkili imza sürküleri üzerinde kapsamlı bir karşılaştırma yapılması gerektiği belirtilerek hüküm davalı yararına bozulmuş, hesaplara intikal eden paraya yönelik temyiz sebebiyle birlikte diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dolayısıyla ilk bozma da davacı şirket hesaplarına geçen meblağ yönünden bir inceleme yapılmamış bu husus sonraya bırakılmıştır.
Dairemizin bozma ilamına karşı bu kez davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş; bu talepte bozma ilamının yerinde olmadığı belirtildiği gibi davacı temyiz itirazlarının değerlendirilmediği karar düzeltme dilekçesinde ifade edilmiştir. Davalı ise karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, temyiz aşamasında değerlendirilmesi şimdilik incelenmeyen ve davalıya ait olan temyiz sebebinin, davacı tarafından gelinen karar düzeltme talebiyle incelenmesi ve bu şekilde bozma ilamının kaldırılarak aleyhine olacak şekilde bozma sebebi yapılması yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, Dairenin bozma ilamının yerinde olduğu düşünüldüğü gibi, karar düzeltme gerekçesinin karar düzeltmeye gelenin de davacı taraf olduğu hususları dikkate alınmaksızın Dairemizin bozma ilamının kaldırılarak temyiz sebebi yapılması usul ve yasaya uygun olmadığını düşündüğümden sayın çoğunluğun karar düzeltme talebinin kabulüne dair kararına muhalifim.