YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6123
KARAR NO : 2021/3890
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 15.03.2019 tarih ve 2018/673-2019/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı TKİ Garp Linyitleri İşletmesi Müessesi müdürlüğü vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kömürün işlendiği …Lavvarında kömürün yükleme ve boşaltılması işlemini davalılardan TKİ Garp Linyitleri İşletmesi Müessesesi Müdürlüğünün hizmet alım ihalesi açarak işi diğer davalı Habur Taşımacılık Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti.’ye verdiğini, unvanı belirtilen davalı yüklenici şirketin yükleme ve boşaltma işlerinde davacıya ait vagonları kullandığını, olay tarihi olan 30.05.2009 tarihinde yüklenici şirket çalışanlarının müvekkili kurumun manevra görevlisine haber vermeden ve yetkili kişilerin nezareti sağlanmadan vagonları çektirmeye başladıklarını, bu sırada vagonların kaçtığını, çarpma ve deray neticesinde vagonlardan üç tanesinin hasar gördüğünü, iki tanesinin ise tamamen kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin maddi zararının bulunduğunu ileri sürerek, 294.447,35 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TKİ Garp Linyitleri İşletmesi Müessesesi Müdürlüğü vekili, müvekkilinin ihale ile verdiği işin davalı Habur Taşımacılık Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti.’nce yapıldığını, davaya konu zararın unvanı belirtilen davalı şirket çalışanlarının davacı kurum yetkililerine haber vermeden yükleme yapmalarından kaynaklandığını, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi gereği tazmin yükümlülüğünün diğer davalıya ait olduğunu, müvekkili ile davacı arasında akdi ilişkinin bulunmadığını, olay sırasında ve sonrasında müvekkilinin haberdar edilmediğinden tespit ve tutanaklarda yer almadığını savunarak, davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.
Davalı Habur Taşımacılık Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti. vekili, davanın diğer davalı aleyhine idari yargıda görülmesi gerektiğini, zarara davacı kurum yetkililerinin ihmalkar ve kusurlu davranışlarının sebep olduğunu, davacı ile müvekkili arasında akdi bir ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin ihale kapsamında iş yüklenicisi olduğunu, yapılan akitte davacıya ait vagonlardan bahsedilmediğini, vagonla taşıma işinin teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle müvekkilinin ve diğer davalının kusurunun bulunmadığını, davacının idari tahkikatla belirlediği kusur oranı ve miktarına itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun oluşan zararda kendi kusur oranı da dikkate alınarak, 37.802,16 TL’sinin davalılardan talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 37.802,16 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı TKİ Garp Linyitleri İşletmesi Müessesesi Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalıların kusurlu eylemleri nedeni ile davacı kuruma ait vagonlarda oluşan hasarın tazmini istemine ilişkindir. Davanın devamı esnasında 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve yasada gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş. 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.
6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1. maddesi (a) bendinde, Şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un geçici 1. maddesinin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı TCDD Genel Müdürlüğüdür, ancak yukarıda da belirtildiği gibi TCDD Taşımacılık A.Ş. dava derdestken 17.06.2016 tarihinde tüzel kişilik kazanmıştır. Bu durumda mahkemece, dava konusunun mevcut düzenlemeden sonra Genel Müdürlüğün mü yoksa Şirketin mi sorumluluk sahasında kaldığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Şayet yapılacak değerlendirmede, hak sahibinin TCDD Taşımacılık A.Ş. olduğu anlaşılırsa bu takdirde Genel Müdürlüğün taraf sıfatı son bulup, Şirket taraf sıfatını kazanacaktır. Şu halde Mahkemece, yürürlüğe giren kanun nedeniyle taraf teşkili bakımından re’sen bir değerlendirme yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip yerel mahkeme kararının re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı TİK Garp Linyitleri İşletmesi Müessesi Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı vekili ve davalı TİK Garp Linyitleri İşletmesi Müessesi Müdürlüğü’ne iadesine, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.