YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6124
KARAR NO : 2021/5022
KARAR TARİHİ : 14.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.03.2020 tarih ve 2019/578-2020/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 10/12/2007 tarihinde 336.000.- TL tutarında 120 ay vadeli kredi kullandığını, 12/12/2014 tarihi itibari ile kredi borcunun tamamını ödediğini, kredi ilk kullanıldığında 3.528.- TL ticari kredi kullanım komisyonu adı altında tahsilat yapıldığını, yine 12/12/2014 tarihinde erken kapama komisyonu adı altında 8.022.- TL ve yine bu miktarın BSMV’si olarak 401,10 TL tahsil edildiğini, yine komisyon adı altında 16/01/2015 tarihinde 500 TL haksız olarak tahsilat yapıldığını, alınan ücretlerin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu, förmüler sözleşme şeklinde tipik sözleşme imzalatıldığını, yapılan tahsilatın haksız olduğunu ileri sürerek, 12.451,10 TL’nin işlenmiş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tacir olup ücret alma hakkına sahip olduğunu, alınan ücretlerin sözleşmede kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde her ne kadar masraf alınabileceği belirtilmiş ise de alınabilecek olan masrafın hangi işlemler için ve ne kadar alınabileceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığı, davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta da alınan masrafların hangi somut işlem ve masraf için harcandığı konusunda bir açıklama yapılmadığı, TTK’nın 20. maddesi gereğince tacir olan bankanın yaptığı iş ve verdiği hizmet nedeniyle uygun bir ücret alma hakkı bulunmakta ise de, bankaların Merkez Bankası’na gönderdikleri listede hangi ücretleri alacaklarının belirtildiği, davalının bu yönde bir iddia ve ispatının bulunmadığı, Merkez Bankası’nın 2006/1 sayılı tebliğinde de bu ücretlerin alınacağına dair bir hüküm bulunmadığı, Tebliğin 83. maddesinde ticari tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında bir ücret alınacağı belirtilmiş ise de, bu hususun taraflarca sözleşmede kararlaştırılması miktarlarının ve oranlarının asgari ve azami hadlerinin açıkça belirli olması gerektiği, dava konusu olayda ise sözleşmede bu hususa hiç değinilmediği, bu durumun kredi kullanan davacının aleyhine bir durum olduğu ve dürüstlük kurallarına da aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle davalı banka tarafından komisyon/masraf adı altında alınan paraların haksız olduğu, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun ise emsal banka uygulamaları ile uyumlu olup, davacıya iadesi gereken bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.028,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari kredi nedeniyle komisyon gibi adlar altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle, davalı banka tarafından tahsil edilen ticari kredi kullanım komisyonları bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 20. maddesine göre, tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Davaya konu ticari kredi kullanım komisyonu davalı bankanın temel iştigal konularından olan kredi sağlanması hizmeti karşılığında aldığı bir ücret olup, sözleşmede kararlaştırılmış olması kaydıyla bankanın bu ücreti talep edebileceği ilke olarak kabul edilmelidir. Somut olayda, taraflar arasında akdedilen 10.12.2007 tarihli kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla faiz, komisyon, masraf alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmemiştir. Bu durumda, bozma ilamında da işaret edildiği üzere, davalı banka tarafından komisyon adı altında yapılan kesintilerin uygun olup olmadığının emsal banka uygulamaları araştırılarak belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.