Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6206 E. 2021/5041 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6206
KARAR NO : 2021/5041
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.03.2017 tarih ve 2014/413 E- 2017/180 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.07.2020 tarih ve 2017/3301 E- 2020/1278 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl davaya yönelik asıl davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, takip ve dava konusu bononun, davacının sahip olduğu şirkete ortak olmak için davalının ödediği 35.000 euro karşılığında teminat olarak imzalanarak boş halde davacı tarafından davalıya verildiğini, davalının şirkete ortak yapılmasına rağmen bononun davacıya iade edilmediğini, bu nedenle davacının bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, bononun davacı tarafından imzalanarak davalıya verildiğini, bononun teminat senedi olmadığını, davalının davacının şirketine çok fazla masraf yaptığını, davacının hesabına yüklü miktarda paralar yatırdığını, ancak davacıdan hak ettiği kâr payını alamadığını, bononun ödeme vasıtası olduğunu belirterek davanın reddine ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, takip ve dava konusu 50.000.-TL bedelli bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, asıl davanın konusu olan senedin davacı tarafından imzalandığı ve davacının senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddiasını ispat vasıtası olan adi yazılı belgedeki yazıların farklı kalemlerle yazıldığı, bu nedenle takip konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasının ispatına elverişli olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, tedbirin infaz edildiği görülmekle İİK’nun 72/4.madde ve fıkrası uyarınca ödenen 2.126,40 TL tenzil edildikten sonra kalan 103.066,60, TL’nin takdiren %20’si tutarı 20.613,32, TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine; birleşen davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödeme nedeniyle dava istirdat davasına dönüştüğünden 82.588,69 TL’nin ödeme tarihi olan 28.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, koşulları oluşmadığından davacı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından asıl davaya yönelik olarak istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılamaya göre, davacının asıl dava konusu senedin teminat senedi olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından asıl davaya yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.