YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6325
KARAR NO : 2021/4154
KARAR TARİHİ : 27.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.12.2019 tarih ve 2015/1304 E. – 2019/1237 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı şirkette bulunan paylarını diğer şirket ortaklarına devrederek sattığını, alacakları hususunda davalıyla imzalanan 12.01.2009 tarihli “takip başlatılmayan alacaklar” ve “takipte ve mahkeme aşamasında olanlar” adı altındaki tutanak belgelerini imzalayarak bu alacaklardan tahsilat yapıldıkça %20’sinin davacılara ödeneceğinin ve her 4 ayda bir bu alacaklarla ilgili toplantılar yapılarak tahsilatların ve alacakların durumu hakkında bilgi verilerek, gerekli ödemelerin davacıları hesabına tediye edileceği hususunda taraflarca anlaşmaya varıldığını, ancak davalının taraflar arasında imzalanan söz konusu tutanak hükümlerine uymadığını, davalıya gönderilen ihtarnameler sonrasında 29.12.2009 tarihinde toplantı yapılarak, bu toplantı sonucu tutanak düzenlendiğini, ancak düzenlenen bu tutanaktan sonra yapılan araştırmada 29.12.2009 tarihinde yapılan toplantılarda gerçek kayıtların ve tahsilatların davalı tarafından gizlenerek gösterilmediğini, davalının taraflar arasında düzenlenen tutanaklarda belirtilen borçlu şirketlerden birçok alacak tahsilinde bulunmuş olmasına rağmen bu alacak tahsilatlarını göstermeyerek veya başka kayıtlara aktararak davacılara tutanaklar gereği yapması gereken ödemeyi yapmadığını ileri sürerek, davalının dava tarihine kadar yapmış olduğu ve davacılardan gizlediği tahsilatların tespiti ile fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın iddialarının tamamen soyut nitelikte herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmayan, kötüniyetli iddialar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; rapor neticesinde yapılan inceleme ile taraflar arasında imzalanan tutanak kapsamındaki borçlulardan toplam 141.630,00 TL tahsilat yapıldığı, bu tahsilatlar neticesinde davacıların toplam 28.326,00 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, davalı şirket tarafından 09/05/2009 tarihinde davacıların ortağı olduğu şirketin muhasebecisine yapılan 12.950,00 TL ve yine davacıların ortak oldukları aynı şirketin hesabına yapılan 31.12.2009 tarihli 14.189,20 TL ödeme göz önünde bulundurulduğunda toplam 27.139,20 TL ödeme yapıldığı, davacının bakiye 1.186,80 TL alacaklı bulunduğu sonucuna varıldığı, hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporu denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, mahkemece bozulan kararda ticari faiz hükmedilmiş ise de mahkeme kararının bu yönden bozmaya konu edilmediği, ve davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça ticari faiz talebinde bulunulmadığının görüldüğü, davacı lehine hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.186,80 TL alacağın 22.01.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.