YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/646
KARAR NO : 2020/4392
KARAR TARİHİ : 26.10.2020
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.12.2019 tarih ve 2019/317 – 2019/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970.- TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 2004/4842-2 sayılı halı ürünlerini içeren tasarım tescilinin sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli biçimde müvekkili tasarımının aynısı olan halı ürünlerini üreterek satışını gerçekleştirdiğini, davalının bu şekilde müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz yarattığını ileri sürerek davalıların üretim ve satışını gerçekleştirdiği halı ürünlerinin biçiminin müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz yarattığının tespitine, tasarım hakkına tecavüzün men ve ref’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat ile 10.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline ve tesis edilecek hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen davada da hükmedilecek tazminatlara davalıya eyleme son vermesi istemiyle Ankara 25. Noterliği’nden gönderdikleri 17/02/2006-6169 tarih/sayılı ihtarnamenin tebliğ edildiği 27/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tecavüz konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına ilişkin talebin reddine, sair talepler kesinleştiğinden bu talepler bakımından yeniden karar verilmesin yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ürünlerin üretiminde kullanılan makinenin hafızasına, halı üzerinde oluşturulmak istenen desenin e-postayla veya flash disk ile aktarılması ile anılan desenin püskürtme boya tekniğiyle halı üzerine aktarıldığı ve bu suretle her tür desenli halının üretiminin yapıldığı ve dolayısıyla münhasıran tasarıma tecavüz teşkil eden halı ürünlerinin üretimine tahsis edilmiş bir makine olmadığının anlaşılmış bulunması nedeniyle makineye el konulmamasının Dairemizin mahkemece uyulan bozma ilamına uygun bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, tecavüz konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması istemini içeren talebin reddine, sair talepler kesinleştiğinden bu talepler bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin 01/12/2015 tarihli bozma ilamında hükmün kısmen onanmasına dair bir karar verilmediğinden bu bozma ilamına uyulmakla oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle bu talepler yönünden de bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dairemizin 01.12.2015 tarihli kararında davacının tüm temyiz itirazları reddedilmiş, tasarıma tecavüz nedeniyle sırf dava konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçların belirlenerek infaz kabiliyeti bulunan bir hüküm kurulması gerektiğine işaretle karar davalı yararına bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tecavüz konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına ilişkin talebin reddine, diğer talepler kesinleştiğinden bu talepler ile ilgili olarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamında davacının tüm temyiz itirazları reddedilip sadece tecavüze konu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına yönelik karar davalı yararına bozulduğuna göre, davacının diğer hususlara ilişkin temyiz nedenlerinin incelenmediğinden söz edilerek usulü kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak nitelikte yeniden temyiz hakkı varmışcasına lehine bozma kararı oluşturulması usul hükümlerine aykırıdır.
O halde davacının temyiz itirazlarının tümüyle reddi ve kararın onanması görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun aksi yöndeki bozma gerekçesine katılmıyoruz.