Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6562 E. 2022/3724 K. 11.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6562
KARAR NO : 2022/3724
KARAR TARİHİ : 11.05.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.06.2020 tarih ve 2016/309 E. – 2020/208 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 10.05.2022 günü hazır bulunan davacı asil … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 1999 yılında üyeleri davacı ve kardeşleri olan 5 ortağa sahip aile şirketi olduğunu, şirketin zaman zaman nakit sıkıntısı çektiğini, aile şirketi olması nedeniyle davacının kendi hesabından ödemeler yaptığını, ancak ödemelerin büyük boyutlara ulaştığını, şirket namına ortaklardan sözlü olarak talep ettiğini ancak davacıya cevap verilmediğini, davacı tarafından yapılan ödemelerin iadesi için ihtarname düzenlendiğini ileri sürerek, davalı şirket namına borç olarak ödenen 101.585,44 TL’nın ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, şirket adına yapılan tüm ödemelerin karşılığının şirket hesabından çıkışının olduğunu, şirket kayıt ve defterlerinin tam ve düzgün olarak tutulduğunu, ancak davacının para çıkışlarını kayıtlara işlerken veya işlettiğinde parayı alan olarak kendi adını kayıtlara geçirmediğini, ilerleyen süreçte şirket ortakları arasında husumet çıktığını, davacının bazı anlaşmazlıklar nedeniyle yöneticilik görevini yerine getirmediğini, eldeki davanın kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; Erenler şirketine yapılan havale yönünden 30.343,80 TL ve Teknosan A.Ş.’den alışverişi yönünden 4.241,64 TL toplam 34.585,44 TL yönünden mahkeme kararının kesinleştiği, kredi kartı harcamalarının ise 41.030,86 TL’sının şirket defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın davacıya ödeme yapıldığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, 17.000,00 TL’lik ödeme belgesinin ise aslının dosyaya sunulmadığı, suret belgeden ödeme yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, 17.000,00 TL’lik ödeme belgesinin şirket namına ödemeyi tek başına ispat edemediği, tüm yukarıda anlatılanlar ışığında Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen 34.585,44 TL ve 41.030,86 TL yönünden toplamda 75.616,30 TL davacı tarafın ödeme yaptığının ispatı ile açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.873,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.