YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6563
KARAR NO : 2021/7000
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.06.2020 tarih ve 2019/667 E. – 2020/242 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı Denizdurduranlar Uluslararası Dökme Çimento Nak. Tic. San. Ltd. Şti.’de tır şoförü olarak çalışmaya başlarken işe girişte bu şirket tarafından kendisinden teminat amacıyla boş senet alındığını, takibe konu olan senedin bu senet olduğunu, davacının ağır çalışma koşulları ve ücret ile haklarının ödenmemesi üzerine bu firmaya karşı dava açtığını, bu davayı kazandıktan sonra senedin takibe konulduğunu, davacının senet alacaklısı olarak yazılan … isimli şahsı tanımadığını, bu kişiyle hiçbir irtibatının bulunmadığını beyan ederek, takibe konu senedin teminat senedi olduğunun tespiti ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalının sözü edilen şirketle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davacının borcunu ödememek için bu davayı açtığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, davacının imzasını inkar etmediği, dava konusu bononun sebepten mücerret olduğu ve davacının senetten dolayı borçlu olmadığı iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, ayrıca davalı lehine tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacının sübut bulmayan davasının reddine, yasal şartları oluştuğundan ve davacının kötü niyetli olduğu mahkemece sabit görüldüğünden asıl alacak miktarı üzerinden davalı yararına %20 icra kötü niyet tazminatının davacı yandan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı menfi tespit davasını açmakta haklı olduğunu kanıtlayamamış ise de, dava konusu takipte alacaklının alacağını geç tahsil etmesine de sebep olmamış, takipte herhangi bir tedbir kararı infaz edilmemiştir. Bu durumda İİK’nun 72/4 maddesi gereğince davacı aleyhine tazminata karar verilmesi doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmektedir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca uyarınca hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde düzeltilerek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “… Yasal şartları oluştuğundan ve davacının kötü niyetli olduğu mahkememizce sabit görüldüğünden asıl alacak miktarı üzerinden davalı yararına %20 icra kötü niyet tazminatının davacı yandan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak yerine “davalının İİK’nun 72/4 maddesi uyarınca tazminat talebinin reddine” cümlesinin konularak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.