Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6591 E. 2022/633 K. 26.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6591
KARAR NO : 2022/633
KARAR TARİHİ : 26.01.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.02.2019 gün ve 2014/395 – 2019/188 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.02.2020 gün ve 2019/3613 – 2020/2105 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı … ile dava dışı şirket arasında imzalanan acentelik sözleşmesini davalıların müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile imzaladıklarını, sigorta sözleşmesi yapma ve prim tahsil etme yetkisi bulunan acentenin 29.12.2010 tarihi itibariyle tahsil etmiş olduğu 647.242,74 TL tutarındaki primi davacı … şirketine ödemediğini, bu nedenle acentelik sözleşmesinin fesih edildiğini, 207.000,00 TL’nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek asıl davada itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, birleşen davada ise icra takibine konu edilen borcun düşümü ile bakiye 443.943,00 TL’nin sözleşmenin fesih tarihi olan 10.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre ve özellikle HMK 177/2. madde son cümle düzenlemesi gereği, mahiyeti itibariyle ilk bozma ilamına uyulmakla ortaya çıkan hukuksal durumu ortadan kaldıran savunmanın ıslahı kabul edilemeyeceğinden asıl ve birleşen davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 223,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 1.419,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.