Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6633 E. 2021/4636 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6633
KARAR NO : 2021/4636
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.03.2018 tarih ve 2016/1126 E. – 2018/271 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.02.2020 tarih ve 2020/256 E. – 2020/251 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, asıl davada davacı şirket ile davalı arasında 25/08/2012 tarihli satış sözleşmesine istinaden davalıdan, iş makinesi satın alındığını, makine bedeli 180.000,00 TL olup, bu miktardan; 14.500.- TL’sinin 25.08.2012 tarihinde, 5.500.- TL’sinin 25.08.2012 tarihinde, 5.500.- TL’sinin ise 15.09.2012 tarihinde ödendiğini, bakiye kalan 160.000 TL için ise 25.11.2012 tarihli 160.000 TL bedelli çekin ciro edilerek davalıya teslim edildiğini, ancak satın alınan iş makinesinin, davacının taş ocağında çalıştırılması esnasında arıza gösterdiğini, arızanın giderilmesi için piyasadaki firmalara toplam 14.189,44 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, taş ocağındaki işinin geri kalmaması için de piyasadan günlüğü 800 TL’den iş makinesi kiraladığını, 25.08.2012 – 13.11.2012 dava tarihi arasında 80 gün için toplam 800 TL x 80 = 64.000 TL ödendiğini ileri sürerek, 25.11.2012 tarihli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, iş makinesi onarımı için ödenen 14.189.44.- TL’nin ve 64.000.- TL kira bedelinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacı ile davalı satıcı arasında 25.08.2012 tarihli satış sözleşmesi kapsamında davacıya iş makinesi satıldığını, satılan iş makinesinin ayıplı olduğu hususunda davacıya ayıp ihbarı yapılmadığını, talep edilen onarım bedelinin, kullanmaktan kaynaklı olduğunu, bu nedenle 64.000.- TL kiralama bedelinin de talep edilemeyeceğini, davacının iş makinesi bedelini de ödemediğini, 160.000.- TL’lik çekin 27.09.2012 tarihinde Çakır İnşaata teslim edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili birleşen davada, davacı şirketin … emrine verilen 160.000,00 TL bedelli çekin bankaya davalı Çakır Asansör İnş. Ltd. Şti. tarafından ibraz edildiğini, davalı tarafından takibe konu edildiğini, … ile davalı Çakır Asansör Ltd. Şti. arasında danışıklı bir menfaat birliği bulunduğunu ileri sürerek 25/11/2012 tarihli 160.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, çekin bedelsiz olması nedeni ile iptaline ve Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/24569 sayılı dosyasında yürütülen takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, çekte ciro silsilesi ile yetkili hamil olduğunu savunarak açılan davanın reddine ve davacıların %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, ayıplı satış iddiasına dayalı olarak yalnızca sözleşmenin taraflarının talepte bulunabileceği, satış sözleşmesinin taraflarının davacı şirket ile davalı olduğu, davacı asilin, sözleşmenin tarafı olmaması sebebiyle ayıp iddiasına dayalı olarak talepte bulunamayacağı, davacı şirket yönünden açılan davanın ise ispatlanamamış olması sebebiyle reddi gerektiği, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacı şirketin, davaya konu çekte herhangi bir sıfatının olmayışı ve icra takibinde de borçlu olmadığının anlaşılması nedeniyle davacı şirket yönünden açılan davanın aktif husumet nedeniyle reddinin gerektiği, davacı asil yönünden açılan davada ise, satış sözleşmesine dayalı olarak davaya konu çekin asıl dosya davalısına verildiği, davalının, davaya konu çeki iktisap ederken ağır kusurlu veya kötüniyetli olmadığının değerlendirildiği, keşideci davacı asilin borçlu olmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı asil …’in açmış olduğu davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile HMK’nın 114/1-d maddesi delaletiyle 115/2. maddesi gereğince usulden reddine, davacı … Ltd. Şti.’nin açmış olduğu davanın ispatlanamamış olması sebebi ile reddine, birleşen davada davacı … Ltd. Şti.’nin açmış olduğu davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile HMK’nın 114/1-d maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, davacı asil …’in açmış olduğu davanın ispatlanamamış olması sebebi ile reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl ve birleşen dosya davacılarının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 29,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılardan alınmasına, 01/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.