YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6935
KARAR NO : 2021/6885
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.03.2020 tarih ve 2020/9 E. – 2020/90 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkili adına tescilli ve tanınmış “KARAM” ibareli markaları ile iltibas oluşturacak şekilde 2013/62443 sayılı “CARAMAX” ibareli kötüniyetli tescil başvurusuna yaptıkları itirazın davalı TPMK’nın YİDK’nca nihai olarak reddedildiğini, tescil halinde işaretlerin tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceğini, davalı şirketin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek TPMK YİDK’nun 2015-M-571 sayılı kararının 29 ve 30. sınıflar yönünden iptalini, davalı şirket adına başvurusu yapılan 2013/62443 sayılı markanın tescili halinde aynı sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, davaya konu başvuru ile davacının dayanak markalarının ortalama tüketici tarafından karıştırılacak derecede benzemediğini, bütün olarak bıraktıkları izlenimin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, “CARAMAX” kelimesinin özgün bir ve fantazi bir marka oluşturduğunu, tanınmışlık vasfını da taşımayan davacıya ait markaların ayırt ediciliğinin bulunmadığını, işaretlerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2013/62443 sayılı marka “CARAMAX” ibaresinden oluşmaktadır. davacıya ait “KARAM” asıl unsurlu markalar ile dava konusu markanın ortalama tüketiciler nezdinde tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak iltibas tehlikesine yol açacak derecede bir benzerliğin varlığından söz edilemeyeceği,taraf markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesindeki karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.