YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7467
KARAR NO : 2020/5102
KARAR TARİHİ : 17.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.10.2019 tarih ve 2019/221 E. – 2019/864 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.07.2020 tarih ve 2020/524 E. – 2020/792 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıdan bedelsiz ve haksız olarak alınan davalı şirketin %50 hissesinin davacıya devrini ve şirkete kayyım atanmasını adli yardım talepli olarak talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın adli yardım talepli olarak açıldığı, adli yardım talebinin reddine dair ara karar verildiği, bu ara karara itiraz üzerine Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, davacıya harcın ikmali için muhtıra çıkarıldığı, verilen süre içerisinde eksik harcın tamamlanmadığı, dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafça yasal süre içerisinde harcın tamamlanmaması ve davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.