Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/7635 E. 2022/2068 K. 17.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7635
KARAR NO : 2022/2068
KARAR TARİHİ : 17.03.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16.02.2017 tarih ve 2015/262 E- 2017/24 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.10.2020 tarih ve 2017/5471 E- 2020/1748 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının LİNDT çatı markası altında 1845 yılından beri çikolata üreticisi olduğunu ve EXCELLENCE ibareli markaların sahibi olduğunu, ancak davalının 2013/03139 sayılı BALİN EXCELLENCE ve 2013/03140 sayılı BALİN EXELLENCE ibareli markaların adına tescili başvurusunda bulunduğunu ve bu markaları adına tescil ettirdiğini, ancak davalının tescil ettirdiği markalar ile davacının yıllardır kullandığı tescilli markalarının 556 Sayılı KHK kapsamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacının tanınmış markaları olduğunu ve davalının davacının bu tanınmışlığından faydalanmak istediğini belirterek 2013/03139 sayılı BALİN EXCELLENCE ve 2013/03140 sayılı BALİN EXELLENCE ibareli markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, EXCELLENCE ibaresinin Türkçe dilinde mükemmellik anlamına geldiğini ve ürünlerin daha kaliteli olduğunu belirten tanımlayıcı, vasıf bildiren bir ibare olduğunu, bu anlamın bu gibi ürünlerin sunulduğu tüketici grubu olan A+ tüketiciler tarafından yaygın olarak bilindiğini, davacının markalarında esaslı unsurun EXCELLENCE değil LINDT olduğunu, davalının markasının esaslı unsurunun da BALİN olduğunu, bu nedenle markaların iltibas ihtimali yaratacak kadar benzemediğini, ayırt edici olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının markasının tanınmış marka olduğu, davacının EXCELLENCE ibareli tescilli markası ile davalının BALİN EXCELLENCE ve BALİN EXELLENCE ibareli markalarında excellence ibaresinin ortak olduğu ve markaların genel izlenimi itibariyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, markaların aynı mal ve hizmet grubunda tescilli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tarafa ait 2013/03140 BALİN EXELLENCE ve 2013/03139 BALİN EXCELLENCE markalarının davacı tarafa ait EXCELLENCE esas unsurlu markalar dikkate alınarak benzer nitelikte seri marka imajı yarattığından hükümsüzlüklerine, TPMK kayıtlarından terkin edilmelerine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, davacının markasının dünya çapında tanınmış bir marka olduğu, LINDT markasının çatı marka olduğu, bu marka altında davacı adına tescilli olan EXCELLENCE ibareli ürünlerin de bulunduğu, davacının bu markayı tesadüfen bulmuş olmasının kabul edilemeyeceği, davalının markasını davacının markasına benzeterek bilinirliğinden yararlanmaya çalıştığı ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kararın gerekçesi düzeltilmekle, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı tarafa ait 2013/03140 BALİN EXELLENCE ve 2013/03139 BALİN EXCELLENCE markalarının hükümsüzlüğüne, TPMK kayıtlarından terkin edilmelerine, karar kesinleştiğinde TPMK’na gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.