Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/7804 E. 2022/2883 K. 06.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7804
KARAR NO : 2022/2883
KARAR TARİHİ : 06.04.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.12.2018 tarih ve 2017/376 E- 2018/437 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.06.2020 tarih ve 2019/164 E- 2020/503 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2016/59940 sayılı ve “BLUMARİNE+şekil” ibareli markayı 24. Sınıfta tescil ettirmek için TPMK nezdinde başvuruda bulunduğunu, başvurunun resmi markalar bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin 2013/91724, 2012/72413, 2008/46416, 2007/03129, 164533 sayılı “blugirl blumarine”, “blumarine innamoratra”, “blumarine”, “blumarine”, “blumarine” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek, başvurularının reddine karar verildiğini, bu red kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, ihtilaf konusu markaların 556 sayılı KHK 8/1-b md. uyarınca benzer olmadığını, sınıfların farklı olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 2017-M-6758 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacı şirkete karşı İstanbul 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2016/6 E. numarası ile müvekkilleri markalarıyla iltibas yaratan “BLUMARINE” ibareli markaların hükümsüzlüğü talepli dava açıldığını, dava süreci devam ederken davacının aynı ibare için aynı sınıflarda yapmış olduğu dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, davacının marka başvurusu ile kendi aleyhine açılmış hükümsüzlük davasının kabul ile sonuçlanması halinde doğacak hukuki sonucu etkisiz kılmaya yönelik bir niyetle hareket ettiğini, ihtilafa konu marka başvurusunda asıl unsurun “blumarine” ibaresi olduğunu ve iltibas yaratacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının başvuru markası ile davalının itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, emtiaların aynı/benzer olduğu, İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen görülen davada, davacı tarafın (işbu davanın davalısı), “Blumarine”, “ITALIAN HOME Blumarine+şekil” ibareli markaların hükümsüzlüğünü talep ettiği, söz konusu markalar ile iş bu davaya konu markanın sınıflarının ortak olduğu, 2016 yılında açılan dava üzerine aynı yıl söz konusu marka başvurusunun yapıldığı, davacı … davalı yanın “blumarine” ibareli, ihtilaf konusu marka hakkında aynı sınıflarda çeşitli marka başvurularında bulunmaya devam ettikleri, bu noktada, asıl amacın marka korumasından çok marka yedeklemesi olduğu, somut olayda davacı başvurusunun kötüniyetli olarak kabul edilebileceği, davacının kazanılmış hakka sahip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve mahkemece davacı başvurusunun kötüniyetli olduğunun belirtilmiş olması doğru değilse de, bu hususun markaların benzer olması karşısında sonuca etkili olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.