YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/790
KARAR NO : 2021/4939
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2017 gün ve 2016/535 – 2017/292 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.12.2019 gün ve 2019/508 – 2019/7805 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 21.02.2011 tarihli iş sözleşmesi ile “senior consultant” unvanı ile davacı iş yerinde çalıştığını, davalının 18.09.2015 tarihli istifa beyanına göre ihbar süresinin 09.10.2015 tarihinde sona erdiğini, iş sözleşmesinin 23/2. maddesinde rekabet etmeme yasağı düzenlemesi bulunmasına rağmen, davalının “PWC” şirketinde çalışarak rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek davalının brüt maaşının 24 katı tutarındaki cezai şart alacağından şimdilik 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının yeni işindeki iş tanımının farklı olduğunu, sözleşmede yer alan rekabet yasağının konu ve yer bakımından sınırlandırılmadığından geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşmenin “kelepçeleme sözleşmesi” niteliğinde olup, Anayasa’nın 48. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle de geçersiz olduğunu, talep edilen cezai şartın miktaren fahiş olduğunu, TBK 182/son hükmü gereği indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, davanın TBK 444 ve 447. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde tarafların sözleşme konusunu belirlemekte özgür oldukları, ancak bu özgürlüğün sınırsız olmadığı, sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen hükmünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olduğu, tarafların bu özgürlüğün ihlali niteliğinde herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.