Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/791 E. 2020/4276 K. 20.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/791
KARAR NO : 2020/4276
KARAR TARİHİ : 20.10.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.12.2019 tarih ve 2019/560-2019/1006 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2014/1930 Esas sayılı dosyasında takip borçlusu hakkında icra takibine giriştiklerini, borçlunun 3. kişinin şirketteki hisse haczinin tescili için icra müdürlüğünce davalı … Müdürlüğüne yazı yazıldığını ancak haczin tesciline ilişkin talebin harca tabi olması nedeni ile istemin davalı tarafından reddedildiğini, söz konusu harçtan dolayı sorumluluklarının bulunmadığını belirterek, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 05.09.2017 tarihli kararının itirazen kaldırılmasına ve borçlunun şirketteki pay haczinin tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; davanın usulüne uygun olarak açılmadığını, davaya konu olayda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 anlamında bir red kararı bulunmadığını, dava konusu yapılan 05.09.2017 tarihli yazının bilgilendirme amaçlı olduğunu, şirketteki pay haczinin tescile ve harca tabi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalı …’nün 05.09.2017 tarihli yazısı gereği icra müdürlüğünde bildirilen haciz işleminin resen yapılması gereken tescil işlemlerinden olduğu, bu durumda Ticaret Sicil Müdürlüğünce harç tahsil edilmeden önce tescil işleminin yapılabileceği ancak tescili müteakip derhal ilgili Vergi Dairesine bildirilmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulü ile davalı … Müdürlüğünün davaya konu 05.09.2017 tarihli işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.