Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/7936 E. 2021/5393 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7936
KARAR NO : 2021/5393
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2019 tarih ve 2014/433 E. – 2019/280 K. sayılı kararın davacı vekili, davalı vekili, ihbar olunan Koton Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili, ihbar olunan … vekili, ihbar olunan Derin Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin usulden reddine-esastan reddine-esastan kabulüne dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.09.2020 tarih ve 2020/1090 E. – 2020/1060 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan Koton Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av….ve davalı yanında fer’i müdahil Koton Mağazacılık vekilleri Av. … ve Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Yap İşlet Devret ve kira sözleşmeleri uyarınca hakları 49 yıllığına müvekkiline ait olan ve davalı … tarafından sigortalanan AVM’de meydana gelen yangın sonucu kullanılamaz hale gelecek derecede hasar oluştuğunu, davalının 12.508.595.- TL tutarındaki ödemesinin fazlaya dair haklar saklı tutularak alındığını, davalının gerçek zararı ödememekle direndiğini ileri sürerek limit dahilinde uğranan tüm zararın tespitini, şimdilik 1.000.000.- TL 15.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.
Davalı vekili, ekspertizce belirlenen hasar tutarının davacıya ödendiğini, davacının başka bir alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sorumlu olduğu zarar bedeli toplamı olan 18.552.549,07 TL’den ödemesi yapılan 12.508.595,07 TL’nin mahsubu ile ödenmesi gereken bakiye bedelin KDV hariç 6.043.954.- TL olduğu, sigorta bedelinden temel bedelinin düşürülemeyeceği, eksik sigortanın söz konusu olmadığı yönünde kanaat ve değerlendirmelerini içerir bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve karar vermeye yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.043.954.- TL tazminatın 1.000.000.- TL’sinin 15.03.2012 tarihinden, 5.043.954.- TL’sinin 17.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalı vekili, ihbar olunan Koton Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili, ihbar olunan Zehra Yımaz vekili, ihbar olunan Derin Mağazacılık San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ihbar olunanlar vekillerinin istinaf başvurularının davada taraf sıfatına sahip olmadıkları ve haklarında hüküm kurulmadığı, bu nedenle kararı istinaf etmelerinde hukuki yararlarının bulunmadığından usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.’nun 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun faiz başlangıç tarihi yönünden esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, toplam 6.043.954.- TL tazminatın 15.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan Koton Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Karar, ihbar olunan Koton Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından da temyiz edilmişse de, ihbar olunana karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden hükmü temyiz etmekte hukuki yararı olmayan ihbar olunan Koton Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan Koton Mağazacılık Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden ihbar olunan Koton Mağazacılık Teks. San. ve Tic. A.Ş’ye iadesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 309.646,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, yangın sigortasından doğan alacak istemine ilişkindir.
Yangın sigortası genel şartlarının B-5 maddesinde tazmin kıymetinin hesabının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. Buna göre olayın meydana geldiği yıl ve yerdeki rayiç bedel gözününe alınarak sigortacının sorumlu olduğu tazminat miktarı ve eksik sigortanın varlığı belirlenmelidir. Bu açık düzenlemeye rağmen Çevre Bakanlığı birim fiyatlarına göre düzenlenen rapor karara esas alınmıştır. Bu yönü ile öncelikle düzenlenen rapor sigorta genel şartlarına aykırı olduğundan karara dayanak yapılamaz.

KARŞI OY

Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcı ile Yargıtayca hükmedilecek onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.
T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde “Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı”,
492 sayılı Harçlar Yasası’nın 2. maddesinde “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı”,
(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde “Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı”,
1/e maddesinde “yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı”
2.a maddesinde de “1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında” maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen “istinaf başvurusunun esastan reddi” kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen “esas hakkında” karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki “esastan” ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)
Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir. (Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)
1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.
Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası’nın 73/3 maddesindeki “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına” ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.
Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararının, niteliğine göre maktu olmalıdır.
Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.