YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/823
KARAR NO : 2020/4849
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.03.2018 tarih ve 2015/7 E. – 2016/284 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 23.10.2019 tarih ve 2018/1463-2019/1260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede “yatırılan paraların istendiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği” garantisi ile para toplanıldığını, müvekkiline de yatırmış olduğu 59.470,00 DM karşılığında 04.04.2000 tarihli belgenin ve davalı Kombassan İnş. Tarım ve San. İşletmeleri AŞ’ye ait 760 adet hissesini gösterir kar payı kuponlarının verildiğini, davalı tarafın bu eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti gibi suçlamalarla ceza davaları açıldığını, yatırılan paranın iadesinin istenmesine rağmen müvekkili tarafından davalı tarafa yatırılan paranın iade edilmediğini, müvekkiline bugüne kadar kar payı dağıtılmadığını ve taahhüt edildiği halde müvekkilinin parasını geri alamadığını, davalı tarafça yapılan para toplama işleminin hukuka aykırı olduğunu, davalının basiretli iş adamı gibi davranmadığını, davalıların eyleminin SPK mevzuatına aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı şirketlerin ortağı olmadığını, taraflar arasında kanuna uygun surette kurulmuş bir ortaklık ilişkisi bulunmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketlere verilen 59.470,00 DM (30.406,53 Avro) karşılığı dava tarihindeki kur üzerinden TL alacağın şimdilik 60.000,00 TL’lik kısmının işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, davacının davalı … Holding AŞ’nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 60.000,00 TL’nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 12.05.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davacının geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığına dair talebi olmamasına rağmen mahkemece bu konuda da karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile 60.000,00 TL’nin dava tarihi 12.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi (HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, 2020 yılı için 72.080 TL) geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Keza, HMK’nın 362/2. fıkrası 2. cümlesi uyarınca “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 40.000 (2020 yılı için 72.080 TL) Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur.” Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın anılan madde hükmüne göre karar tarihindeki temyiz sınırı olan 72.080 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.