Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/84 E. 2020/3257 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/84
KARAR NO : 2020/3257
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/03/2018 tarih ve 2016/37 E- 2018/52 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 17/10/2019 tarih ve 2018/1488 E- 2019/1012 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “TAÇ” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın müvekkili markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer nitelikteki 2014/55492 sayılı “RİTAÇ” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, anılan başvuruya yapılan itirazların YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hükmü gereği halk tarafından iki işaret arasında herhangi bir şekilde bağlantı kurulması ihtimalinin dahi iltibas için yeterli olduğunu, “RİTAÇ” markasının müvekkiline ait tanınmış “TAÇ” markasının başına, ayırt ediciliği olmayan ve sözcük olarak anlam ifade etmeyen “Rİ” hecesinin eklenmesi ile oluşturulduğunu, bu açıdan markaların görsel, işitsel ve anlamsal açıdan çok benzer olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2015-M-11557 sayılı kararının iptalini, tescili halinde başvuru markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 2014/55492 sayılı “RİTAÇ” ibareli başvuru markası ile davacının “TAÇ” esas unsurlu markalarının benzer olduğu, davalı markasının kapsadığı “37/06 Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri.” 37/08 “Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri” 37/13 “Ayakkabı, çanta, kemer tamir hizmetleri” bakımından markaların emtia listelerinin aynı tür, benzer ve ilişkili, birbirini tamamlayan hizmetlerden oluştuğu, “TAÇ” ibareli davacı markasının “tekstil” sektöründe tanınmış marka olmakla birlikte, somut olayda farklı addedilen 37/01, 02, 03, 04, 05, 07, 09, 10, 11, 12 alt gruplarındaki hizmetler ile 39. sınıftaki hizmetler (tüm alt grupları) bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmediği ve “RİTAÇ” ibareli marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’nın 2015-M-11557 sayılı kararının 37/06 grupta “mobilyalara ilişkin döşüme tamir resterasyon hizmetleri” 37/08 “giysilerin temizlği bakımı ve tamiri hizmetleri”, 37/13 grupta “ayakkabı çanta kemer tamir hizmetleri” yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2014/55492 sayılı “RİTAÇ” ibareli markanın tescilli olduğu 37/06 grupta “mobilyalara ilişkin döşüme tamir resterasyon hizmetleri” 37/08 “giysilerin temizlği bakımı ve tamiri hizmetleri”, 37/13 grupta “ayakkabı çanta kemer tamir hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekili ve davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun, bilirkişi raporu uyarınca 37/06. alt grupta yer alan “Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri” bakımından taraf markalarının aynı tür hizmetleri kapsadığı, davalı başvurusunda yer alan 37/08. alt grubuna dahil “Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetlerinin” ise davacının tanınmış bulunduğu tekstil sektörü ile bağlantılı olduğu gibi, davacı markalarının kapsamındaki 25. sınıf giysi emtiasının bakım ve tamiri ile emtianın kendisi arasında da doğrudan bir ilişkinin bulunduğu, yine anılan bilirkişi raporunda belirtilmese de davacının 2011/29814 ve 2002/27050 sayılı markalarının kapsamında yer alan “kemerler, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkanlar, bantlar, bağlar” ürünlerinin de, davalının 37/13 gruptaki “ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri” ile benzer, ilişkili ve birbirini tamamlayan ürün ve hizmetler olduğu, dolayısıyla mahkemece anılan hizmetler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunun kabulünde bir isabetsizliğin olmadığı, her ne kadar davacı vekilince, işbu davanın da konusunu oluşturan 37 ve 41. sınıflarda, müvekkili yararına kazanılmış hak koşullarının oluştuğunu ispat amacıyla Yargıtay kararları sunulmuşsa da, her davanın ve somut olayın kendi özel koşulları çerçevesinde değerlendirilmesinin gerektiği, ayrıca davacının aynı markalarının 37 ve 41. sınıflarda davacı yararına kazanılmış hak sağlamayacağına dair kararın Yargıtay tarafından onandığı, somut uyuşmazlıkta da dava konusu başvuruda yer alan 37 ve 39. sınıflarda benzer bulunmayan hizmetler yönünden, davacı yararına kazanılmış hak koşullarının oluşmadığının kabulünde bir isabetsizliğin olmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK ve davacıdan ayrı ayrı alınmasına, 29/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.