YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/945
KARAR NO : 2020/4977
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25.05.2017 tarih ve 2015/440 E. – 2017/204 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 17.10.2019 tarih ve 2018/1485 E. – 2019/1026 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2014/45151 sayılı “EMİN DİŞÇİ” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkil şirketin adına tescilli “EMİN” ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının asli unsurunu oluşturan “EMİN” ibaresinin, dava konusu başvuruda aynen ve ilk kelime olacak şekilde yer aldığını, bu durumun markaları genel izlenim yönünden benzer hale getirdiğini ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 12.09.2015 tarihli ve 2015/M-8946 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; iptali istenen YİDK kararının davacı şirkete 12.09.2015 tarihinde elektronik posta ile tebliğ edildiği, davanın ise 2 aylık yasal süre geçtikten sonra 18.11.2015 tarihinde açıldığı, 556 sayılı KHK’nın 53.maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiği, hükümsüzlük talebi yönünden ise, dava tarihi itibariyle dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olsa da yargılama sırasında tescil edildiğinden inceleme yapılmasının gerektiği, taraf markalarında gerek kelime gerekse şekil açısından farklılıklar bulunduğu, bu haliyle markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle,YİDK kararının iptali talebi yönünden davanın süreden reddine, hükümsüzlük talebinin ise esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.