Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/1491 E. 2022/7141 K. 18.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1491
KARAR NO : 2022/7141
KARAR TARİHİ : 18.10.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.11.2017 tarih ve 2014/330 E- 2017/1301 K. sayılı kararın davalı-karşı davacı vekili Niveko..Koll.Şti vekili ile asıl davada davacı birleşen davada ve karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine- kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.11.2020 tarih ve 2018/516 E- 2020/1125 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen ve karşı davada davalı vekili ile asıl davada davalı-karşı davada ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2022 günü hazır bulunan asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekili Av. … Av. …, Av. …ile birleşen davada davacı ile davalı – karşı davacı vekili Av. … ile davalı ZF Padova S.P.A. vekili Av….Yatkın dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı Niveko … Koll. Şti. ile imzalanan 26/10/2005 tarihli sözleşme ile ana makine ve aksamlarını satın aldığını, makine ve pervanenin 30/10/2006 tarihinde teslim edilmesi gerekirken, ana makinenin 23/02/2007, pervane aksamının ise 10/08/2007 tarihinde teslim edildiğini, pervane ve aksamlarının (CPP Sistemi) teslim edilmediği süre içerisinde 20/01/2007 tarihinde geminin kızaktan denize indirildiğini, bu sebeple 10/08/2007 tarihinde romörkör yedeğinde Haliç Tersanesi’ne çekildiğini, makine ve CPP Sisteminin montajının gerçekleştirildiğini, yapılan testlerde pervanenin yağ kaçırdığının tespit edildiğini, tüm çalışmalara rağmen bu problemin çözümlenemediğini ve davalının taleplerine herhangi bir cevap vermediğini, müvekkilinin sözleşmede yazılı gecikme cezasını talep hakkı bulunduğunu, bunun yanında geminin romörkör eşliğinde çekilme, tersaneye ödenen havuz, yağ kaçırma nedeniyle gemi için yapılan dalgıç, acente ve pilot masrafları, geç teslimden kaynaklı kazanç kaybı ve kullanılamaz halde bulunan CPP Sisteminin bedeli gibi pek çok zarara maruz kaldığını, her iki davalının zararlarından sorumlu olduğunu, ana makine ve ekipmanlarının gerek geç gerekse arızalı teslimi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarara karşılık olarak 43.700-USD tazminatın dava tarihinden itibaren bankaların USD’ye verdiği en yüksek oranda ticari faiz uygulanmasını talep etmiştir. 14/08/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 43.700-USD değerindeki müddeabih 1.350.000-USD arttırılarak toplamda 1.393.700-USD’ye yükseltmiştir.
Davalı- karşı davacı Niveko … Koll. Şti. vekili; davacıya donanımın 30/10/2006 tarihinde teslimi öngörüldüğünü ancak teslimin gerçekleşemediğini, üreticinin imalatı yaptığı fabrikanın Çin’e taşımasının gecikmenin sebebi olduğunu, bu hususun tüm gemicilik sektöründe bilindiğini, fabrikanın taşınması akabinde imalatın hemen tamamlanarak teslim edildiğini, sözleşmenin 6. maddesi 6. bendinde geciken donanım için 4 haftalık bir telafi süresi geçtikten sonra her hafta için binde beş oranında gecikme cezası ödeneceğinin sözleşmede yazılı olduğunu, davacının pervanenin montajı akabinde deneme seyri esnasında yağ kaçırdığını, bu sebeple arızalı olduğunu, değişim talebi ile birlikte masraflarının karşılanmasını talep ettiği, deneme seyri esnasında yağ kaçağına rastlandığı, ancak hemen giderildiği ve halen hiçbir sorun olmaksızın kullanıldığı, sözleşmenin 12. maddesi 6. bendinde geminin çekilmesi, havuzlanması gibi masrafların satıcı sorumluluğunda olmayacağının düzenlendiğini, arızalı mal tesliminden kaynaklanan her türlü zarar taleplerini kabul etmediklerini savunarak asıl davanın reddini, satım sözleşmesi gereği donanımın nakliyesinin satıcı müvekkili tarafından yerine getirileceği, sözleşme ve ticari örfe göre gemi ile nakledileceği, ancak bu şekilde taşıma 2 ay bir süre gerektirdiğinden daha fazla gecikmenin engellenmesi için uçakla taşındığı, 26.680,58-EURO masraf edildiği, ayrıca yağ kaçağına ilişkin servis hizmeti verildiği esnada geminin havuzlama masrafı olan 13.077-USD’nin İstanbul Tersanesi’ne müvekkili şirket tarafından 07/01/2008 tarihinde davalı adına kesilen fatura karşılığında ödeme yapıldığı, her iki ödemenin davacı tarafından kendilerine iade edilmediğinden 26.680,58-EURO ve 13.077-USD alacağın dava tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı ZF Padova SPA vekili, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, üreticinin sorumluluğu hükümleri çerçevesinde herhangi bir sorumluluk yöneltilemeyeceğini, davacının sözleşmesel ilişki içinde bulunduğu tarafın diğer davalı olduğunu, mamülün doğrudan doğruya kendisinde meydana gelen zararların, imalatçının sorumluluğu konusuna dahil olmayıp, bu gibi durumlarda satış akdindeki tekeffül hükümlerinin uygulanacağını, imalatçının sorumluluğu kapsamına giren zararların, mamülün ayıplı olması nedeniyle ayıbı takip eden zararlar olduğunu, üreticinin ürünün güvenliğini etkileyen eksiklik nedeniyle doğan her türlü zarardan değil, yalnızca ölüm, yaralanma sonucu doğan zararlardan ve hatalı ürün dışındaki diğer malların uğradığı zarardan sorumlu tutulduğunu, davacının, üründeki hata nedeniyle sorumluluk hali ile üreticinin sorumlulğu halini birbirinden ayırt edemediğini, sözleşmede satıcı Niveko’nun kazanç kaybı vs. dolaylı zararlardan hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığını beyanla, olayda davalının gerek üreticinin sorumluluğu, gerekse ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde herhangi bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı Niveko Makina Tic. Ltd. Şti. vekili, davalıya verilen sözleşme kapsamında servis hizmet bedellerinin tahsili için gönderilen 16/07/2008 tarihli ihtarnameye rağmen ödenmeyen borcun tahsili için Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1502 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takipte alacağın 37.622,07 EURO alacak belirtilmesi gerekirken zuhulen 32.622,07 EURO’nun beyan olduğunu, davacının alacağının sabit olduğundan dolayı davalarının kabulü ile, icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takipte zuhuli eksiklik, itirazı aşan 5.000 EURO alacaklarının reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafça dava dilekçesi içeriğinde birden fazla zarar kalemi sayılmış olmasına rağmen ve zarar kalemlerinde uğradığı zarar miktarı daha fazla gösterildiği halde talebin 43.700 USD olması sebebiyle dava dilekçesini açıklaması ve hangi zarar kalemi için ne kadar talepte bulunduğunu bildirmesi için beyanda bulunmak üzere süre verilen davacı, 16/01/2009 tarihinde mahkemeye sunulan dilekçe ile 43.700 USD olarak talep edilen toplam zararın 27.229 EURO’luk kısmının sözleşmenin 6. maddesi uyarınca öngörülen gecikme cezası sebebiyle istendiği, kalan kısmının 20.000 ABD Dolarının römorkor hizmet bedeli, 132.963.-TL’sinin havuz parası, 6.300 EURO’sunun yedek parça satım bedeli iadesi, 5.417,47 USD’nin dalgıç, kılavuzluk ve acentalık hizmeti, servis için beklenen süresi boyunca 90.000 USD’lik kazanç kaybı ve 200 günlük, günlük 10.000 USD’den kâr kaybı olarak açıkladığı, davacı tarafça açıklanan bu miktarların toplamının da dava dilekçesinde bahsi geçen ve ilk başlangıcında harcı yatırılan 43.700 USD’lik miktardan daha fazla olduğu, daha sonra süreç içerisinde davacı tarafça ıslah dilekçesinin sunduğundan bu taleplerin ıslahla birlikte ele alındığı, dosyadaki taleplerin her bir dava açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, buna göre asıl davada; davacının zarar kalemleri ayrı ayrı ele alındığında, davacı, 1 nolu davalı Niveko Mak Dış Tic. Koll Şti. ile arasında akdedilen 26/10/2005 tarihli sözleşme ile davalı tarafından OneMaK 6M20Propulcion Package ürününün satışını üstlendiği, alıcı davacı Nabal Denizcilik’in de karşılığında 794.770 EURO ödemeyi üstlendiği, söz konusu sözleşme içeriği dikkate alındığında davalı Niveko tarafından ilgili geminin makina aksamının ve pervane sisteminin yurt dışında gemiye uygun şekilde ürettirilerek, davacıya satımını üstlendiği nazara alındığında, bu sözleşmenin hem bir eser sözleşmesi, hem de bir satım sözleşmesi niteliğini taşıyan karma bir akit olduğu, bu durumda hem 818 sayılı BK hükümlerindeki eser sözleşmesine ilişkin hükümler, hem de satım akdine ilişkin BK’nın ve TTK’daki hükümlerin göz önünde tutulması gerektiği, davacı tarafça ilk dava açıldığında davanın temelinde geç teslime dayalı tazminat isteminin bulunduğu, bunun yanında davacının geminin römorkor eşliğinde Haliç’e çekilme bedeli, tersaneye ödenen havuz ücreti, gemi için yapılan dalgıç, acente, pilot masrafları, CPP sisteminin geç tesliminden kaynaklı kazanç kaybı ve kullanılamaz halde bulunan CPP sisteminin bedeli ve daha pek çok zarara maruz kaldığının belirtildiği, her ne kadar dava dilekçesinde CPP sisteminin arızalı olarak üretildiğine yönelik de beyanlarda bulunulmuş ise de, davacı tarafça geminin geç teslimi sebebiyle geç teslimden kaynaklı tazminatın istenmiş olması sebebiyle, yani sözleşme uyarınca ana makina ve pervane sisteminin sözleşmedeki teslim tarihi olan 30/10/2006 tarihi yerine ana makinanın 23/02/2007 tarihinde, pervane ve aksamının ise 10/08/2007 tarihinde teslim edilmiş olması sebebiyle, bu süre zarfında oluşan zararın giderilmesinin talep edildiği, dolayısıyla henüz kendisine teslim edilmemiş bir makinanın teslim edilmeyen dönemdeki zararın oluşumu, ispatlanması, bu zararın oluşumu ve doğumundan makinanın ayıplı olarak üretilmesinin etkisinin olmaması, yani söz konusu makina ayıplı olarak üretilmese dahi geç teslim sebebiyle oluşacak zarar ile, ayıplı üretilen makina aksamının geç tesliminden kaynaklı doğacak zararın aynı olmasından dolayı ürünün ayıplı olup olmadığı ve üretilen ürünün ayıplı olmasında davalıların ağır kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmediği, sözleşmeye göre ana makina ve pervane sisteminin teslim tarihinin 30/10/2006 tarihi olduğu, ancak ana makinanın 27/02/2007 tarihinde, pervane sisteminin ise 10/08/2007 tarihinde teslim edildiği ihtilafsız olup, davalıların hukuki sorumluluklarının farklı sebeplere dayalı olması sebebiyle her iki davalı yönünden de farklı değerlendirme yapılması gerektiği,sözleşmeye konu malzemenin geç tesliminden kaynaklı sözleşmenin 6. maddesi uyarınca 27.229 EURO’luk tazminat istemi yönünden; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6. maddesi uyarınca makina ve malzemenin teslim tarihinin 30/10/2006 tarihi olarak kararlaştırıldığı, satıcıdan kaynaklanan teslimat gecikmesinden dolayı davacının bir zararla karşı karşıya kalması halinde alıcının gecikme tazminatı isteme hakkına sahip olduğu, bu durumda alıcının kullanılmayan zaman için veya sözleşmeyle alakalı her bir haftalık gecikme için 8 haftalık müsaade sürecini takiben toplamda ekipmanın %5’ini aşmayacak şekilde %0,5’lik cezai şart uygulama hakkına sahip olduğu ve bu tazminatın alıcının gecikme ile ilgili tek çaresi olduğunun belirtildiği, yine sözleşmenin 14. maddesi ile satıcının sadece sözleşme içerisindeki sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı sorumlu olacağı, satıcının hiçbir şekilde kâr kaybı, gelir kaybı, sermaye kaybı ve üçüncü şahısların alıcıya yönelttiği iddialarından dolayı uğranılan veya alıcı tarafından yapılan dolaysız, tesadüfü ve dolaylı zarar ödemelerinden satıcının mükellef olmadığının düzenlendiği, söz konusu hükümler dikkate alındığında, davacının sözleşmenin 6. maddesi uyarınca davalı Niveko Koll Şti.’nden geç teslimden kaynaklı tazminat isteminde bulunabileceği, Makina ve pervane sisteminin geç teslim edildiği, bu nedenle geminin denize indirilemediği sabit görüldüğünden, sözleşmenin 6. maddesi ve kabul gören bilirkişi raporlarındaki değerlendirme dikkate alındığında, sözleşmenin 6. maddesinin sınırlandırması uyarınca sözleşme bedelinin %5’i miktarı olan (794.770,00 EURO x 5/100 = ) 39.738,50 EURO tazminatın davacı tarafça talep edilebileceği, ancak davacı tarafça dava dilekçesinde 43.700 USD miktarında kısmi dava açılması sebebiyle ve 15/01/2009 tarihli dava dilekçesini açıklama dilekçesinde bu bedelin 27.229 EURO’luk kısmının davaya konu 43.700 USD’nin içerisinde bulunduğunu açıklaması sebebiyle 27.229 EURO’nun dava tarihindeki karşılığı olan 43.152,51 USD davacı alacağının bulunduğunun kabul edildiği, davacının bu zararı aşan tazminat istemi yönünden ıslah tarihi dikkate alındığında gerek bu talebi gerek diğer talepleri açısından zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiği; gerek sözleşme gerekse dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 207. maddesi gözönüne alındığında burada zamanaşımının bir yıl alacağı ancak sözleşmenin 12. maddesinde garanti süresi olan ekipmanın onay ve teslimatından sonra garanti süresinin 12 ay olduğu ve ekipmanın gönderilmeye hazır olduğu bildirildiğinden sonra en geç 20 ay boyunca geçerliliğini koruyacağının düzenlendiği, dolayısıyla gerek kanun gerekse sözleşmede ayıptan doğan garanti süresinin 1 yıl olduğu, BK’nın 196. maddesine göre satıcı satılanın ayıbını alıcıdan hile ile gizlemiş ise, satımda tekeffül hükmü ıskat yada tahdit eden her şart batıldır hükmüne göre ise davalının makina ve pervane sistemindeki ayıbı davacıdan hile ile gizlediğine yönelik herhangi bir iddia bir delil bulunmadığı, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 14. maddesindeki satıcının hiç bir şekilde kâr kaybı, gelir kaybı ve üçüncü şahısların alıcıya yönelttiği iddialarından dolayı uğranılan veya alıcı tarafından yapılan dolaysız, tesadüfü veya dolaylı zarar ödemelerinden satıcı mükellef değildir ve yine satıcının yalnızca bu sözleşme içerisindeki sorumluluklarını yerine getirmemesinden dolayı zarardan sorumlu tutulacaktır şeklindeki, satıcının sorumluluğunun sınırlandırılmasına yönelik anlaşmanın geçerli olup, hem bu madde uyarınca davacı gecikmeden kaynaklı cezai şart dışındaki ve garanti süresi içerisinde garanti kapsamında davalı tarafından yapılması gerekirken, davacı tarafından ödenen ücretler dışında diğer zarar kalemlerinden dolayı davalıdan herhangi bir istemde bulunamayacağı gibi, yine sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi halinde ise, sözleşme ve dava tarihindeki 818 saylı BK’nın eser sözleşmesini düzenleyen 355 – 371. maddelerindeki düzenlemelere göre ise, zamanaşımının 5 yıl olduğu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 25/3 maddesinde emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcının 2 gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecbur olduğu, açıkça belli değil ise, alıcının emtiayı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye, bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını muhafaza için satıcıya bildirmeye mecbur olduğu, TTK’nın 25/3 maddesindeki bu yollama sebebiyle ilgili BK’nın 198/3 ve 4. maddelerinde de alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmesine göre, ayrıca alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal etmesi halinde satılanı kabul etmiş sayılacağı, yeter ki satılan da adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıbın bulunmasının gerektiği, bu kabilden bir ayıbın sonradan meydana çıkması halinde derhal satıcıya ihbar edilmesi gerektiği, aksi takdirde satılanın bu ayıp ile beraber kabul edilmiş addolunacağı, davacının dava dilekçesinde makina ve ekipmanların geç ve arızalı teslimi ile ilgili doğan zararının tazmininin talep edildiği, davacının ıslah dilekçesinin 14.08.2012 tarihli olduğu, sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşme eser sözleşmesi kabul edilse dahi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 363/1 maddesi uyarınca iş sahibinin haiz olduğu hakların alıcının haklarına tabi olduğu müruru zaman hükümlerine tabi olduğu, yani satım akdindeki zamanaşımının geçerli olduğunun belirtildiği, yine satım akdindeki ayıp hükümlerinin incelenmesinde ise davacının sözleşmeyi fesh etmediği, semenden indirim talebinde de bulunmadığı, ayrıca söz konusu ana makina arızasında garanti kapsamında davalı tarafından tamir edilmiş olduğu, davacının sözleşmenin 14. maddesi uyarınca kâr kaybı isteyemeyeceği, yine davacı tarafça BK’nın 202. maddesindeki ve 203. maddesindeki hakların da kullanılmadığı, ayrıca 818 sayılı BK’nın 126. mad. uyarınca müteahhitin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış ve ayıplı bir iş meydana getirmiş olması nedeniyle açılacak davalar hariç olmak üzere, istisna akdinden doğan bütün davaların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacının ıslahtan sonraki talepleri nazara alınmaksızın dava dilekçesi ile istediği zararların 43.700 USD içinde değerlendirileceğini, geç teslim sebebiyle sözleşmeye konu aksamın monte edilmesi için geminin Haliç Tersanesi’ne römorkor sebebiyle çekilmesine dayalı 20.000 USD römorkor ücreti yönünden; makina ve pervane sisteminin geç teslimi sebebiyle geminin kızaktan indirildiği, montaj işleminin yapılması için geminin yeniden havuza alınmasının gerektiği, ancak geminin bulunduğu yer olan Tuzla’da havuza alınması mümkün iken, geminin Haliç Tersanesi’ne çekilme sebebinin ve bunun teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, dolayısıyla davacının geminin römorkör eşliğinde Haliç Tersanesi’ne çekilme bedelinin davalı Niveko Koll Şti.’den talep edemeyeceği, Geminin ana makina ve ekipmanlarının montajı için Haliç Tersanesi’ne ödenen 132.963.-TL’lik havuz parası yönünden; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre alınan makina ve pervanenin montajı sırasında havuzlama ücretlerinin alıcıya ait olduğuna dair düzenleme karşısında, alıcı bu havuzlama ücretini ister Haliç’te yaptırsın, ister Tuzla’da yaptırsın ve havuzlama işlemi ister teslimde gecikme olmaksızın süresinde yapılmış olsun, isterse gecikmiş teslim sonrası yapılmış olsun, her halukarda yapılacak montaj sırasındaki havuzlama ücretinin alıcıya ait olacağı, davacı tarafça söz konusu makina ve pervane sisteminin montajı için tek bir havuzlama ücreti ödenmiş olduğu, dolayısıyla bu havuzlama ücretinin her halükarda makina ve pervane sisteminin montajı için zorunlu olduğu ve sözleşmeye göre bunun davacı tarafından üstlenileceği, davacı tarafça mükerrer bir havuzlama ücreti ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, ayrıca arıza sebebiyle geminin havuza alınması nedeniyle ödenen havuzlama bedelinin de karşı dava kapsamında davalı Niveko Koll Şti. tarafından ödendiği sabit olduğundan davacının bu bedeli talep edemeyeceği, hatalı üretilen CPP sisteminin yağ kaçırması nedeni ile kaçağın tespiti için dalgıç, motor ve acentelik hizmetleri sebebiyle 3.000 USD’lik dalgıç ücreti, 1.415,47 USD’lik kılavuzluk ücreti, 1.000 USD’lik acentelik ücreti yönünden; söz konusu masraflar geminin ilk teslimi sırasında teslim anında gemide yağ kaçağı oluşması sebebiyle yapılmış bulunmakta olup, sözleşmenin 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca garanti kapsamı boyunca satıcının kusurlu ekipmanının yada kusurlu ekipman parçalarının değiştirme ve tamirlerini üstleneceği düzenlenmiş bulunduğundan, davacının teknik olarak bu bedelleri isteyebileceği sonucuna varılmış bulunmaktadır. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde toplam dava değerini 43.700 USD üzerinden açmış olup, bu miktar için harç yatırmıştır. Her ne kadar gerek dava dilekçesinde gerekse 15/01/2009 tarihli dava dilekçesini açıklama dilekçelerinde davacı tarafça talepleri ayrı ayrı kalem kalem sayılmış olmasına ve bu taleplerde belirtilen miktarların toplamı açılmış bulunan 43.700 USD’lik dava değerinden daha fazla yapmış olmasına rağmen, davacının kısmi dava açmış olması ve her bir talep edilen miktarın ne kadarının talep edildiğinin ıslahla miktar arttırılıncaya kadar belirlenmemiş oluşu, az ileride ıslahla arttırılan kısım için zamanaşımı değerlendirileceği üzere, davacı tarafça açılan kısmi dava sonucu davacının talepte bulunduğu kalemlerden mahkememizce kabul edilebilecek istemlerin toplam tutarının ancak 43.700 USD’ye kadar olabileceği, 43.700 USD’yi aşan bir tazminat isteminin ıslah dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı sebebiyle karar verilemeyeceği, bu bağlamda davacı tarafın tazminat istemlerinden ilki olan geç teslim sebebiyle 27.229,00 € karşılığı 43.152,51 $’ın kabulüne karar verildiği, davacının toplam tazminat isteminin 43.700 USD olması sebebiyle yukarıda kabul edilen 43.152,51 USD’nin (43.700-43.152,51=547,49 USD) bu bedelden düşülmesi sonucu bakiye kalan 547,49 USD’nin tahsiline karar verilebileceği, kalan kısım yönünden ise süresinde yatırılmış bir harç bulunmaması ve kısmi dava açılmış olması sebebiyle kalan kısım yönünden bu talebin de reddi gerektiği, davalı Niveko’ya ödenen 6.300 EURO’luk yedek parça bedeli yönünden; söz konusu bedelin yakıt pompası ücretine ilişkin olduğu, söz konusu yakıt pompa bedelinin asıl dosyada davalı olan Niveko Makina Dış Tic. Koll Şti.’ne değil, Niveko Makina Tic. Ltd. Şti.’ne ödendiği, dolayısıyla bu ücretin davalı Niveko Koll Şti.’den tahsil edilemeyeceği, ayrıca söz konusu bedelin davacıya iadesine karar verilmesi gerekse dahi, davacı tarafça kısmi dava açılmış olması ve zaman aşımı süresi içerisinde harç eksikliğinin giderilip davanın ıslahının sağlanmamış oluşu dikkate alındığında, tahsili gerektiği yönünde karar oluşturulsa dahi, kısmi dava kapsamında ilk açılan dava bedelinin dışında kaldığından talep edilemeyeceği, geminin hasarlı olduğu dönemde 06/06/2008-15/06/2008 tarihleri arasında hasarın giderildiği dönemdeki 90.000 USD kâr kaybı yönünden; söz konusu kâr kaybının geminin pompa, speratör, filtresinde meydana gelen düzensiz çalışma ve arızadan kaynaklı olduğu, 13/05/2008 tarihinde servis talebinde bulunulduğu, geminin Arnavutluk’un Dures Limanı’nda iken 26/05/2008 tarihinde servis hizmeti verilerek yaşanan problemin aşılmaya çalışıldığı, daha sonra davacı tarafından 03/06/2008 tarihinde yeniden bir servis talep yazısının gönderildiği ve Niveko’nun servis elemanlarınca 06/06/2008-15/06/2008 tarihleri arasında servis hizmetinin verildiği, bu süre içerisinde davacının gemisinin sefere çıkamadığı ve bu süre için kâr kaybı talebinde bulunulduğu, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalarda günlük ortalama kazancın 5.000-6.000 USD civarında olabileceğinin belirtildiği, dolayısıyla davacının belirtilen süre içerisinde kâr kaybının bulunduğuna yönelik somut bir belge ibraz etmesi halinde davacının talep edebileceği net kâr kaybının 45.000 USD olabileceği, ancak davacının belirtilen dönem olan 06/06/2008-15/06/2008 tarihleri arasında geminin seferinin bulunduğu yada belirtilen tarihlerde kira sözleşmesi ile geminin kiralandığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil ibraz etmediği, bu itibarla davacının belirtilen sürede kar kaybına uğradığını ispatlayamadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu kâr kaybı talebinde bulunamayacağı, davacının kâr kaybı talebinde bulunabileceği var sayılsa dahi, davacının ilk başlangıçta 43.700 USD’lik ve bu miktarla sınırlı olmak üzere kısmi dava açtığı ve bunu aşan taleplerin ise zaman aşımına uğradığından kabul edilemeyeceği, geminin geç teslimi ve hatalı üretim sebebiyle toplam 200 gün boyunca geminin çalışmamasına bağlı olarak kâr kaybı zararının tahsiline yönelik talep yönünden; söz konusu talep geminin sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken tarih ile fiilen teslim edildiği gün arasında davacının uğramış olduğu kâr kaybının tazminine yöneliktolup, davacının kâr kaybı talep ettiği dönem geç teslimden kaynaklı dönem olması nedeniyle sözleşmenin 6. maddesinde teslimat süresi ve şartları belirlenmiş olup, bu maddede teslimin gecikmesi halinde alıcının talep edebileceği tazminat türü ve miktarı belirlenmiş olup, bunun dışında alıcının başka bir tazminat talebinde bulunamayacağının düzenlendiği, söz konusu sözleşme hükmüyle davacının bağlı olduğu, ayrıca henüz teslim edilmemiş bir malda teslim edilmeyen dönemde ayıp bulunup bulunmaması sonuca etkili bulunmadığı gibi, ayıp sebebiyle oluşan hasar ve zarar talebinin ise ancak teslimden sonraki dönem için olabileceğinin kabulü ile bu talebinde kabul edilmeyeceği, davacının gerek ilk dava başlangıcında davasını kısmi olarak 43.700 USD üzerinden açmış olması, bu bağlamda gerek sözleşme uyarınca talep edebileceği gecikmeden kaynaklı tazminatın fazlaya ilişkin kısımları, garanti süresi içerisinde davalı tarafından yapılması gereken tamiratlara ilişkin dalgıçlık ve klavuzluk ücreti vs.gibi kabul kararı verilebilecek kısımlar ile, gerekse yine teslim süresi içerisinde ön görülen geç teslim sebebiyle oluşan kâr kaybı gibi alacaklar, yada ağır ihmal ve kusur iddiası bulunmayan ana makinadaki Haziran 2008 tarihinde gerçekleşen hasar (ağır kusur iddiası pervane sistemindeki arızaya yöneliktir) sebebiyle uğranıldığı iddia edilen kâr kaybı vs. gibi talepler yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, malların geç teslim edilmesinin ağır kusur oluşturup oluşturmadığı hususunda ise; taraflar arasında akdedilen sözleşmede üretilecek makina ve pervane sisteminin nerede üretileceği konusunda herhangi bir yazılı düzenleme yer almadığından davacının pervane sisteminin İtalya yerine Çin’de üretilmesi nedeniyle gecikme olduğuna dair iddiasının, sözleşmede pervane sisteminin İtalya’da üretileceğine yönelik açık bir düzenleme olmaması ve başlı başına pervane sisteminin Çin’de üretilmiş olması ve bundan kaynaklı gecikme olduğunun ileri sürülmesi ağır kusur teşkil etmeyeceği, söz konusu ürünlerin hiçbirinin üreticisi davalı Niveko Koll Şti. olmayıp, sözleşmede bir tarafın edimini yerine getirmemesi veya ayıplı olarak yerine getirmesinin ağır kusur oluşturabilmesi için gerek 818 sayılı BK’nın 198, gerekse istisna akdinin düzenlendiği BK’nın 355-371 maddeleri uyarınca ağır kusur gerektiren eylemin kasten ve hile ile işlenmesi gerektiği sözleşme tarihi 27/10/2005 olup, pervanenin üretildiği Çin’deki fabrikanın 2006 yılında kurulmuş olmasının davalının sözleşmenin kurulması aşamasında bunu bilerek gizlediği iddiasının kabul edilemeyeceği, ayrıca ana makina sisteminin üretim yerinin almanya olduğu ve buna rağmen bunun tesliminin de 116 gün geciktiği, bu itibarla gecikmenin pervane sisteminin Çin’de yapılması ile bir ilgisinin bulunmadığı, ana makina Almanya’da üretilmiş olmasına rağmen ana makinanın da tesliminin geciktiği nazara alındığında davalının geçeilmede ağır kusurundan söz edilemeyeceği, asıl davada davalı ZF Padova Şirketi yönünden; davalı pervane sisteminin üreticisi konumunda olup, ana makinanın üreticisi olmadığı davacı ile bu davalı arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşme bulunmadığından, davalının sorumlu olmasının üreticinin piyasaya sürdüğü ürünün hatalı olmasından dolayı doğan zararlardan kaynaklı giderim yükümlülüğünü ifade ettiği, ancak mamülün yada ürünün doğrudan doğruya kendisinde meydana gelen zararların imalatçının sorumluluğu kapsamına dahil olmadığı, bu gibi durumlarda satış akdindeki tekeffül hükümlerinin uygulanacağı anlaşıldığından, bu davalıya üretici sıfatı ile de sorumluluk yönüne gidilemeyeceği, davalı-karşı davacının karşı dava yönünden taleplerinde ise; davalı-karşı davacı tarafça söz konusu uçakla nakliyenin daha fazla gecikmeyi önlemek adına yapıldığı, gecikmede kendi hata ve kusuru bulunduğu, bu bağlamda sözleşme uyarınca nakliye bedelinin kendisine ait olması dikkate alındığında, davalı-karşı davacının söz konusu uçakla nakliye bedelinin davacı-karşı davalıdan talep edemeyeceği, garanti kapsamında verilen servis hizmeti esnasında havuzlama masraflarının davacı tarafından gerçekleştirileceğinin düzenlendiği, ancak 07/01/2008 tarihli faturanın davalı tarafından ödendiği belirtilerek, 13.077 USD’nin davacıdan tahsiline yönelik isteminin ise 07/01/2008 tarihli söz konusu faturanın pervane yağ kaçağı sebebiyle verilen servis hizmetine yönelik olduğu, verilen hizmetin garanti süresi ve garanti kapsamı içerisinde bulunduğu, yine sözleşmenin 12/3. maddesi uyarınca garanti süresince satıcı kusurları, kusurlu donanımını veya donanımın kusurlu parçalarını değiştirmek yada tamir etmek yoluyla gidereceği, satıcının kusurun giderilmesinden ve kusurlu parçaların değiştirilmesinden kaynaklanan maliyetlerden sorumlu olduğu, ancak gemiyi havuza sokma ve havuzlama bedelinin garanti kapsamında olmadığı iddiasının, sözleşmenin 12/6. maddesindeki düzenlemede satılanın kendisinden kaynaklanmayan geminin çekilmesi, gemiyi havuza sokma, vinç kiralanması gibi zararların tazminin kapsam içinde olmadığı şeklindeki düzenlemenin sadece garanti kapsamında bulunmayan işlemler için söz konusu olduğu nazara alındığında garanti kapsamına giren ve üründeki arıza sebebiyle yapılan masraflardan sözleşmenin 12/3. maddesi uyarınca davalı-karşı davacının sorumlu olduğunun kabulü ile bu talebin haklı görülmediği, birleşen dava yönünden ise; davacı ile asıl dosya davalısı Niveko Mak. Dış Tic. Koll Şti. arasında düzenlenen sözleşmeye göre ana makina montaj ve pervane sisteminin montaj işlemlerinin Niveko Mak. Tic. Ltd. Şti. tarafından gemi başına 20.000 EURO olarak yapılacağının kararlaştırıldığı, yine söz konusu Niveko Ltd. Şti. tarafından davacıya verilen montaj, servis ve yedek parça hizmetleri gereği ilk montaj ücretinden 13.775 EURO’nun birleşen dosya davacısının alacağının kaldığı, ayrıca birleşen dosya davacısı tarafından 30/11/2007 tarihli 509,76 EURO, 31/12/2007 tarihli 236,00 EURO, 31/12/2007 tarihli 193,52 EURO, 30/01/2008 tarihli 1.770 EURO bedelli 4 adet fatura içeriğindeki yedek parçaların davacıya satısının yapıldığı, bu faturalar sebebiyle asıl dosya davacısı Nabal’ın birleşen dosya davacısı Niveko Ltd. Şti.’ne 2.709,28 TL borçlu olduğu, yine birleşen dosya davacısı Niveko Ltd. Şti.’nin ana montaj esnasında 8.252,92 EURO’luk servis şekli ve süresini aşan kısım için davalı asıl dosya davacısından alacaklı olduğu, yine birleşen dosya davacısı tarafından birleşen dosya davalısına 21/04/2008 tarihindeki servis hizmeti için 9.929,59 EURO, 13/05/2008 tarihinde Arnavutluk Dures’te meydana gelen arıza sebebiyle 3.699,00 EURO ve İstanbul Limanı’nda 07/11/2008 tarihlerinde verilen hizmet için 7.565,75 EURO’luk servis hizmetinin verildiği, ayrıca birleşen dosya davalısı tarafından kısmi olarak ödenen 10/07/2008 tarih 6.909,25 EURO bedelli faturadan da 6.300,00 EURO’sunun ödendiği, ancak bakiye 609,25 EURO’nun ödenmediği, dolayısıyla birleşen dosya davacısının tüm bu sayılan kalemler sebebiyle birleşen dosya davalısı asıl dosya davacısı nabal’dan toplam 37.622,07 EURO miktarında alacaklı olduğu ancak icra takip talebinde eksik yazılan 5.000 EURO için davanın alacak tahsili olarak kabul edilmesi ile davacının isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl davada davacının davasının kısmen kabul – kısmen reddi ile, davacının sözleşmeden kaynaklı gecikme cezası sebebiyle taleple bağlı kalınarak 27.229,00 € karşılığı 43.152,51 $’ın dava tarihi olan 19/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek USD cinsine kamu bankalarının 1 yıllık uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte davalı Niveko Kollektif Şirketi’nden tahsili ile davacıya verilmesine, 547,49 $ dalgıçlık ücretinin davalı Niveko Kollektif Şirketi’nden dava tarihi olan 19/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının USD cinsine uyguladığı 1 yıllık en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalı Niveko Kollektif Şirket’ine karşı açmış olduğu ve ıslahla talep ettiği miktarlar ve davalar yönünden davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, ZF Padova Şti. yönünden asıl davada açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı karşı davacının açmış olduğu karşı davanın subut bulmadığından reddine, birleşen dosya davacısı Armona Denizcilik A.Ş.’nin davasının kabulü ile, davalı tarafından Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1502 Esas sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, aynı dosyada davacı tarafça alacak davası da açılmış olduğu açıldığı anlaşılmakla 5.000.00 €’nun dava tarihi olan 17/11/2008 tarihinden itibaren kamu bankalarının EURO cinsine uyguladığı en yüksek 1 yıllık mevduat faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı Nabal Denizcilik,asıl davada davalı-karşı davacı ve birleşen davacı vekili, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, asıl davada davacının davalı Niveko ile imzaladığı sözleşmenin satış sözleşmesi olup davacının üretici ile imzaladığı bir sözleşme olmadığı zira davalı Niveko üretim yapmadığı gibi, montajı da üstlenmediği, montajın davacı Nabal’ın yükümlülüğünde olduğu, uyuşmazlıkta eser değil ,dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 182. madde, 6762 sayılı TTK’nın 25. madde hükümleri uygulanacağı, ayıba dayalı istek bakımından inceleme yapıldığında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 25/4. maddesi uyarınca tacirler arası satışlarda ayıp nedeniyle zamanaşımı süresi 6 ay ise de daha uzun süreli garanti verilmesi durumunda zamanaşımı süresinin garanti süresi sonuna kadar uzayacağı, gümrük beyannamesi tarihine göre cihazların 15/08/2007 tarihinde teslime hazır olduğu, montajdan sonra düzenlenen onay ve teslim tutanaklarının 18/12/2007 tarihi itibari ile imzalandığı, buna göre 12 aylık garanti süresinin bu tarihten itibaren başladığı, devreye alma işlemi 05/01/2008 tarihinde tamamlanıp geminin sefere çıktığı, teslim tarihi itibariyle 20 aylık genel garanti süresinin de 10/04/2009 tarihinde sona erdiği, ayıp ihbarında bulunma koşuluyla garanti süresinde dava açılabileceğinden kısmı davanın açıldığı 19/08/2008 tarihi itibariyle teslim tutanakları esas alınsa da, uzatılan garanti süresi nedeniyle zamanaşımı süresi dolmadığı, ayıptan kaynaklanan zarar talebi için kısmi dava dilekçesi ile talep olunan kısımlar bakımından zamanaşımı süresi dolmamasına göre değerlendirme yapılacağı, davacının asıl davadaki talebinin, satılan malın tesliminde gecikme sebebiyle uğradığı zarara ilişkin olduğu (BK 102) bu tazminat satım sözleşmesinde buna mahsus zamanaşımı düzenlemesi olmadığından BK 125 gereği 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağı ve sözleşme tarihinden itibaren 10 yıl zamanaşımı içinde ileri sürülen talepleri zamanaşımı kısmı ilk dereceden farklı olarak dolmadığının kabulü ile değerlendirme yapılacağı, davacının denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiği, başkaca gemileri bulunduğu, üretici firmaların seçimini de yaptığı gözetildiğin de üretim yerinin Çin’e taşındığının davacı tarafça da bilinmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Satıcının ağır kusur sayılabilecek kasta yakın bir kusurunun bulunduğu ispatlanamadığından teslimdeki gecikme nedeniyle davalı kusurlu ve mütemerrit sayılsa da ağır kusurlu kabul edilemeyeceği, davacının asıl davada davalı ZF Pardova’nın ürettiği ve diğer davalı Niveko Koll. Şti.’ce tedarik edilen pervane sistemindeki arızadan kanatta üretim arızası olduğu daha 05/09/2007 tarihinde belirlendiği halde zamanında garanti veren satıcı ve servis şirketi gerekli önlemleri alıp davacının değiştirme taleplerini karşılaması halinde tekrarlanan arızaların ve mağduriyet yaşanmayacağı nazara alındığında, 05/09/2007 tarihinden itibaren satıcı olan davalı Niveko’nun ağır kusurlu bulunduğunun kabulünün gerekeceği, bu bağlamda sözleşmede teslim süresi net iken süresinde teslim edilmemesinden dolayı istenen cezai şartın ıslahda nazara alınarak bilirkişi raporlarına göre; toplamda sözleşme bedeli üzerinden %5 oranında hesaplanan 39.738,50-EURO gecikme cezası satış sözleşmesinden kaynaklandığı ve satış sözleşmesinde özel bir zamanaşımı öngörülmediğinden ilk derece mahkemesince 27.229 EURO karşılığı 43.152,51-USD’nin tahsiline hüküm verilmiş ise de kalan kısım olan 6.380,75 TL’sine ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsili gerektiği, geminin ana makine ve ekipmanlarının montajı için 132.963.-TL havuz parası ödendiği, geç teslim nedeniyle makine olmadan denize indirilen geminin montaj için yeniden havuza alındığı, ödenen bedelin davalıdan tahsili istemi yönünden; teslimde gecikme hiç olmasaydı makina zamanında teslim edilseydi dahi gemi montaj süresi kadar havuzda tutulup yine havuzlama ücreti ödeneceği, ödenen havuz parasının her koşulda ödenecek bir bedel olması ve aradan geçen zaman nedeniyle da daha fazla havuz parası ödendiği yolunda bir iddia da ileri sürülmemesi karşısında Havuz ücreti gecikmeden kaynaklanan bir zarar olmadığından davalı- karşı davacı 13.077-USD havuz parasının ayıplı üretim nedeniyle üstlenilip ödendiği de sabit olduğundan davacının havuz bedeline ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, 200 günlük günlüğü 10.000-USD’den kâr kaybı talebi; malın geç teslimine dayalı bir istem olup, 200 gün teslim tarihi olan 10/08/2007 (15.08.2007) tarihine kadar hesaplanmış bu dönemde henüz teslim vaki olmadığından, dolayısıyla sonuçta üretimde hatalı bir mal teslim edileceği de öngörülebilir bir durum olmadığından uzun süreli gecikme nedeniyle sözleşme hükümlerine itibar edilerek 6 ve 14. maddeleri ile gecikmeden dolayı oluşabilecek zarar taleplerini kararlaştırarak sınırlandırdıkları, geç teslimde ağır kusurlu kabul edilmeyen davalı satıcıdan bu bedelin istenemeyeceği, 20.000-USD römorkor bedeli ise yine geç teslim nedeniyle talep edilen zarar kalemi olup, bu kalem davacının fiili zararına tekabül ettiğinden, bilirkişi raporlarında Tuzla bölgesinde mevcut yoğunluk nedeniyle (o dönem Tuzla tersanelerinin karaborsa olduğu belirtilmiştir.) geminin 20/01/2007 tarihinden bu yana da denizde olduğu gözetildiğinde durumun aciliyetine göre bulunabilen tersanede işin yaptırılacağı hayatın olağan akışına uygun olup, davacının tersane seçimini menfaatine en uygun yerde yaptırdığının kabulünün makul davranış olduğu ve bu zarar kalemini davalı Niveko Şti.’nden talep edebileceği, 5.417 USD dalgıç, acente, pilotaj ücreti talebi ise; ayıba dayalı bir talep olup, kısmi dava ile tamamının talep edildiği, 3000 USD dalgıç ücreti için fatura düzenlenmesi halinde de ödeneceğine ilişkin davalı Niveko yetkilisinin 17 Mart 2008 tarihli e-mailinin bulunduğu ve talebin süresinde olduğu ve ayıplı ürün satışı sabit olduğundan davacıya ödenmesi gerektiği, 6.300 EURO yedek parça bedelinin talebi ise; bedeli peşin ödenen ancak teslim edilmeyen emtia bedeline ilişkin olup bedelin iadesi isteminin ayıpla veya geç teslimle ilgisi olmadığı, ancak davacı tarafça bu bedelin birleşen davacı şirkete ödenmiş olması nedeniyle asıl davalıya husumet düşmediğinden talep edilemeyeceği, 90.000 USD kâr kaybı talebi bakımından; davalı Niveko 12 aylık süre içerisinde sattığı ekipmana garanti vermiş ve malzemedeki kusurlar nedeniyle servis ve malzeme bedelini de karşılayacağını sözleşme ile üstlendiği halde 03/06/2008 tarihinden itibaren her gün servis talebinde bulunulduğu, 06/06/2008 tarihinde ana makina üzerindeki pompaların sökülmesine rağmen ve yedek parçaları da rehin tutmak suretiyle geminin ve davacının kazanç kaybına sebebiyet verildiği, iş ve güçten kalma süresince geminin çalışamadığı sabit olup, dosyada elde edilebilecek gelirlerin getirtildiği, (04/06/2018-16/06/2018 tarihleri arası) geminin 13 gün beklediği, davacının kendi imkanları ile gemiyi tamir ettirdiği, 6 günlük süre içerisinde tamiratın yapılabileceği buna göre kalan 7 günlük süre için zarar takdirine hükmedilmesi gerektiği, asıl davada davalı ZF Padova S.P.A. bakımından; bu davalı üretici firma olup, davacı ile akdî ilişkisi bulunmadığı, diğer davalı satıcının alıcıya karşı sözleşme koşullarında ve tekniğine uygun ifa etmemesi ayıplı ifa olup, satıcının ayıplı ve sözleşme koşullarına aykırı ifasının üretici firma yönünden haksız fiil olarak kabul edilmesinin mümkün olmayacağı, davacı ile satım ya da eser sözleşmesi gibi akdî ilişkisi de bulunmadığından adı geçen davalı aleyhindeki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, karşı dava da; davalı Niveko davacı adına ödediği havuz ve emtianın Çin’den uçakla getirilme masraflarının iadesini talep ettiği ancak sözleşme gereği bu masrafların satıcıya ait bulunduğu, ekstra nakliye ücreti ödendiğinde bunun alıcıya ait olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, havuz masrafı da pervanede ortaya çıkan yağ kaçağı için yapıldığı ve ayıp tesbit edildiğinde ödeneceği davalı tarafından taahhüt edildiğinden iadesinin mümkün görülmediği için bu davadaki taleplerin ilk derece mahkemesince reddinde isabetsizlik görülmediği, birleşen dava bakımında ise davacının sözleşme hükümlerine göre hizmet vermekte ağır kusurlu olduğu ve davacının da alacaklı bulunduğu dikkate alındığında birleşen davadaki istemlerin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekili Niveko..Koll. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı-birleşen davalı Nabal Denizcilik Ltd. Şti.’nin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak; asıl davada, davalı ZF Padova yönünden asıl davada açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Niveko Makine Dış Tic. Koll. Şti. hakkında ki davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı, davalı-karşı davacı ve birleşen davacı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
1- Asıl davada davacı- karşı davalının temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Karşı davacının ve birleşen davacının temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
4-Davacı, asıl davada istediği zarar kalemleri arasında, geminin parçalarının geç tesliminden dolayı gemiyi Tuzla Tersanesi’nden Haliç Tersanesi’ne römorkör vasıtasıyla çektirdiğine ilişkin faturaya dayalı istemi bulunmakla birlikte tersaneye geminin çekilme tarihinde böyle bir naklin davalıya yükletilebilmesi için haklı bir gerekçeye dayanması gerekmetedir. Davacı Tuzla Tersanesi’nde yoğunluk olması nedeniyle gemiyi Haliç Tersanesi’ne nakletmek zorunda olduğunu iddia etmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince bu husus ilgili mercilerden sorulup teyit edilmeksizin yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin teslimat süresi ve şartları başlıklı 6. maddesinde yer alan gecikme cezasına ilişkin olarak teslimatın gecikmesi halinde nasıl bir tazminat öngörüleceği açıkca kararlaştırılmış ve mahkemece hükme bağlanmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi’nce tersanede bekleme süresi nazara alınarak ek 7 günlük kâr kaybı (gecikme) kalemi altında ilave tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle asıl davacı-karşı davalı, karşı davacı ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, hükmün ONANMASINA, (3) nolu bette açıklanan nedenlere asıl davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400.-TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı Nabal Denizcilik Ltd. Şti.’den alınarak asıl davada davalı Niveko Makine Dış Tic. Koll. Şti.’ne verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 14.999,90 TL harcın temyiz eden karşı dava ve birleşen dava yönünden-karşı davada ve birleşen davada davacı Niveko Makine Dış Tic. Koll. Şti.’ye iadesine, aşağıda yazılı bakiye 102,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı-karşı davada davalı Nabal Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden alınmasına, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.