YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/218
KARAR NO : 2022/6086
KARAR TARİHİ : 20.09.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.02.2020 tarih ve 2019/238 E. – 2020/164 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.09.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … …. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Tempo şirketi arasında 28.01.2011 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığını, davalının bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, faktoring müşterisi ile olan cari hesap ilişkisi neticesinde müvekkili şirketin 76.140,93 TL alacağı oluştuğunu, iş bu alacağa ilişkin öncelikle ihtarname ile alacak talebinde bulunulduğunu, ancak ödenmediğini, bunun üzerine davalı ve diğer borçlular hakkında İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün 2013/30855 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin faktoring müşterisi olan şirketin eski ortağı olduğunu, ortaklıktan ayrıldığını, müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasından sonra yeni bir faktoring sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmede imzasının bulunmadığını ve sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacı yanın dava dışı Tempo Matbaacılık ile davalı yanın ortaklıktan ayrılmasından sonra başkaca bir faktoring hizmet sözleşmesi imzalamadığının değerlendirildiği, ticari defter kayıtlarındaki muhasebe fiş açıklamalarında sözleşme numaraları belirtilmediği sürece, aksine bir tespit yapılmasının olanaklı olmadığı, davalı yanın dava dışı şirketin ortaklığından ayrıldıktan sonraki dönemde, davacı ile dava dışı firma arasında başkaca bir sözleşme imzalanıp imzalanmadığının farklı bir yöntemle tespitinin de mümkün olmadığı, bu yönde bir sözleşmenin ibrazı davacı vekilinden talep edildiği ancak, davacı vekili tarafından dava konusu dışında başkaca bir sözleşmesinin bulunmadığının beyan edildiği, davacı tarafın müteselsil kefil sıfatı ile davalıdan talep edebileceği tutarın 27.12.2013 takip tarihi itibarıyla dava dışı şirketten 76.140,93 TL temlik faturası kaynaklı asıl alacağı ile vadesinde ödenmeyen faturalar için sözleşme çerçevesinde tahakkuk eden 26.142,00 TL işlemiş faiz ve 154,63 TL noter masrafı olmak üzere toplam 102,437,56 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar , davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.900,89 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.