Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3144 E. 2022/7095 K. 18.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3144
KARAR NO : 2022/7095
KARAR TARİHİ : 18.10.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.11.2018 tarih ve 2015/817 E- 2018/1051 K. sayılı kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.01.2021 tarih ve 2019/988 E- 2021/95 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların ortak murisi …’un “Uçkun Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” unvanlı davalı şirkette % 50 hisse ile, diğer davalı kardeşi … ile eşit oranda hissedar iken 30.12.2013 tarihinde vefat ettiğini, ölümü ile hisselerin kendilerine intikal ettiğini, davalı şirketin Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilen 25/12/2013 tarihli ve 2013/2 sayılı “sermaye arttırımına ilişkin” ortaklar kurulu kararının müteveffanın imzası taklit edilmek suretiyle alındığını, davacıların murisi olan … geçirmiş olduğu rahatsızlık sebebi ile 22.12.2013 – 29.12.2013 tarihleri arasında hastanede yatılı olarak tedavi gördüğünü ileri sürerek, murisin imzası taklit edilmek suretiyle alınan hukuka ve usule aykırı 25.12.2013 tarihli 2013/02 no’lu “Sermaye Artırımı’na” ilişkin kararın mutlak butlan sebebi ile tüm hüküm ve sonuçlan ile yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, 25.12.2013 tarihindeki sermaye artırımına ilişkin karardan davalı …’un da haberi bulunmadığını, imzanın müvekkiline ait olmadığını, ancak bu kararın daha öncesi olan 01.07.2013 tarihli 2013/01 tarihli kararda bu işlemin evveliyatı olan sermaye artırımı kararı verildiğini, bu karar müvekkili ve muris abisi tarafından beraberce imzalandığından mutlak butlan hükümlerinin uygulanamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, işbu dava kanunen şirket ortağına yöneltilemeyeceğinden davalı … yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, genel kurul kararının iptali davasının şirket ortaklarına değil, şirkete yöneltilmesi gerektiğinden, davalı …’a ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile 25/12/2013 tarihli 02 numaralı sermaye artırımı konulu ortaklar kurulu kararında, … adına atılı bulunan imzaların davalı …’un eli ürünü olmadığı, … adına atılı bulunan imzaların da …’un eli ürünü olmadığının tespit edildiği, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/158 esas sayılı dosyası ile davacılar tarafından şirketin feshi istemiyle açılan davada, davacıların mahkemeye ilettikleri talepleri doğrultusunda şirketin feshine değil, davacı ortakların ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, davacıların aktif dava ehliyeti kalmamış olmasına rağmen, butlan halinin kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle davacıların diğer davalı … Plastik San. Tic. Ltd. Şti.’ne yönelik davasının kabulü ile 25.12.2013 tarihli 2013/02 sayılı sermaye artırımına ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitinin talep edildiği tarihte davacılar mirasen intikal yoluyla şirket ortağı olup, davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğu, ancak yargılama sırasında davacılar kesinleşen mahkeme kararı ile ortaklıktan çıkarıldığından davada hukuki yararlarının kalmadığı, ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacıların davalı …’a ilişkin davasının pasif husumet yokluğundan reddine, davacıların davalı … Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açtığı davada hukuki yararı kalmadığından, davanın davalı şirket yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, eTTK döneminde 24.06.1995 T. 559 sayılı KHK ile ilga edilen benzer bir düzenleme olan Kanun’un 299. Maddesinin yürürlükte olduğu dönemde, Dairemizin 17.10.1994 tarih ve 3214/7567 sayılı kararında da zikrolunduğu üzere “sermaye artırımının butlanına karar verilemez” şeklindeki Daire içtihadının yeni dönemde benzer bir düzenleme olan TTK m. 456/4 yollamasıyla aynı yasanın 353. ve 354. Maddeleri uyarınca da devam ettirilmesinin isabetli, bu nedenlesermaye artırımına ilişkin genel kurul kararına karşı butlan ya da yokluk kararı verilmeyecek ve ancak üç aylık sürede açılması koşuluyla iptal davası açılabilecek olmasına (H. Pulaşlı, TTK Şerhi, C.III, s.2583, par.315) ve somut olayda da bu davanın üç aylık sürede açılmamışolduğundan kararın sonucu itibarıyla doğru bulunmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.