Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3641 E. 2021/7276 K. 20.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3641
KARAR NO : 2021/7276
KARAR TARİHİ : 20.12.2021

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17.10.2017 tarih ve 2016/311 E. – 2017/253 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.06.2018 tarih ve 2018/99 E. – 2018/1053 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı hakkında davalı tarafından ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının davacının oğlu olduğunu, davacının davalıya bir borcunun olmadığını, davalının icra takibine konu ettiği 18/07/1999 tanzim tarihli ve 25/06/2002 vade tarihli bonoyu hayvancılık yaptığı sırada hayvanları için aldığı yeme karşılık olarak satan kişiye boş olarak verdiğini, günü geldiğinde oğlu …’e bono bedellerini vererek yemciye borcu ödemesini söylediğini, davalının borcu ödedikten sonra söz konusu bonoyu doldurarak takibe koyduğunu ileri sürerek söz konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Yargılama sırasında …’in vefat etmesi üzerine davalı dışındaki mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
Davalı vekili, bononun sebepten mücerret bir borç ikrarı olduğunu,davacının takipten haberdar olduğunu, bono bedelinin nakden vermiş olduğu borç karşılığı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava ve takip konusu bononun teminat kaydı bulunmadığından ispat külfetinin senet içeriğini talil eden davalıya geçtiğini, HMK’nun 203 maddesinde senetle ispat kuralının istisnaları düzenlenmiş olup, alt soy ve üst soy eşler, kayın baba, kaynana ile gelin ve damat arasında yapılan hukuki işlemlerde senet istenmesi aradaki güven duygusunu zedeleyebileceği, bu yüzden yakın hısımlar arasındaki hukuki işlemlerin ispatında kanun koruyucu senet mecburiyetinin istisnasını kabul ettiği, bu nedenle tarafların tanık deliline dayanmasının hukuka uygun olduğu, dinlenen tanık beyanları karşısında davacının davalıya davaya konu senetten kaynaklı borcunun bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu edilen bononun zamanaşımına uğradığı hususu çekişmesiz olup bono altındaki imzaların inkar edilmediği, bu hali ile bononun delil başlangıcı niteliğini haiz olduğu, zamanaşımına uğramış bono incelendiğinde; bonoda herhangi bir bedel kaydı yer almadığı, davalı- alacaklı tarafın temel ilişki olan ödünç sözleşmesine dayandığına göre bu temel ilişkinin varlığını ispat yükü altında olduğu, davalı tarafın söz konusu ispat yükünü mahkemece dinlenen tanık beyanları ile yerine getirdiği, davacı tarafın bonodaki imzayı inkar etmeyip bonoyu dava dışı yem aldığı … ‘ya verdiğini iddia etmiş ise de; mahkemece dinlenen … ‘nın beyanlarından davacının bu iddiasını ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de açıkça dayanmadığının anlaşıldığı, buna göre mahkemece mevcut deliller kapsamında davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı mirasçılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı mirasçıları vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 23,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı mirasçılardan alınmasına, 20/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.