YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4055
KARAR NO : 2022/8431
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2019 tarih ve 2018/246 E- 2019/148 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/940 E- 2021/197 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “genç kültür”, “ikek istanbul kültür eğitim kurumları şekil”, “ikek yaşadıkça eğitim şekil”, “ikupress”, “ikü”, “ikü”, “ikü bst”, “ikü cats”, “ikü orion”, “ikü tercih motoru”, “ikü yayinevi”, “ikü yaşadıkça eğitim şekil”, “iküsem”, “istanbul kültür university ikupress şekil”, “istanbul kültür üniversitesi”, “istanbul kültür üniversitesi”, “istanbul kültür üniversitesi güncesi”, “kitap kültür’dür”, “kültür cats”, “kültür hizmetleri yaşadıkça eğitim”, “kültür üniversitesi”, “kültür üniversitesi”, “okul kültür’dür”, “radyo doğru tercih”, “tc istanbul kültür üniversitesi ikü yayinevi şekil”, “üniversite kültür’dür”, “şekil”, “avrupa culture”, “avrupa kültür”, “avrupa staj konsorsiyumu”, “istanbul avrupa kültür koleji”, “avrupa kültür koleji”, “kültür’de inovasyon” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “kulturharitasi.com.tr” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/13370 kod numarasını alan başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın, 2018-M-3267 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa “Kültür” ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri alanında zayıf marka olmadığını, davalı markasının esaslı unsurlarının aynı olmasının, bu markalar arasında bir benzerlik ve seri marka imajı yarattığını, davalının yanılgıya sebebiyet verecek marka oluşturması nedeniyle kötü niyetli olduğunu, markalarda ortak malların bulunduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yörünge Eğitim Organizasyon Turizm ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu markanın faaliyet alanında bilfiil hizmet vermekte olup davacı vekilinin iddia ettiği şekilde fiilen kullanmadığı/kullanmayacağı bir marka tescil talebinde bulunmadığını ve rakiplerini engelleme ve zarara uğratma gibi eylemlerde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, davalı kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı markası kapsamında kalan sınıflar açısından aynı/aynı tür mal ve hizmetler tespit edilse de, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilmede, taraf markalarının hem görsel olarak hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibaını uyandırmadığından, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığından, tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetler aynı/aynı tür ise de, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler yönünden fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilmede, taraf markalarının hem görsel olarak hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibaını uyandırmadığından, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.11.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.