YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4441
KARAR NO : 2022/9498
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.02.2020 tarih ve 2017/218 E. – 2020/374 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.03.2021 tarih ve 2020/893 E. – 2021/488 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Uslu Yemekçilik Ltd. Şti.’nin belediyenin taş taşıma işi için yapılan ihaleyi kazandığını, davalı … Ltd. Şti.’ne aralarındaki taşımacılık sözleşmesinin taşıma bedeline mahsuben kendisi tarafından iki adet çekin cirolanarak verildiğini, ancak davalının taşıma borcunu yerine getirmeyerek çekleri iade etmediğini, dolayısıyla çeklerin bedelsiz kaldığını,”alt taşeron” sıfatıyla “taş taşıma taahhüdüne” ilişkin sözleşmeyle işin dava dışı DP İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye devredildiği, müvekkili ile Memikoğlu İnş. Ltd. Şti. arasında karşılıklı bir ticari alışveriş bulunmadığı, davalının taş taşıma edimini yerine getirmediği halde teminat olarak verilen 15.10.2016 tarihli 75.000,00 TL bedelli ve 25/10/2016 tarihli 75.000,00 TL bedelli çekler için başlatılan takibin haksız olduğunu ileri sürerek icra takibinin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 13.02.2018 tarihli celsedeki beyanında mevcut çeklerin davacı tarafından aralarındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı taşıma bedeline mahsuben verildiğini, müvekkili tarafından taşıma ediminin tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çeklerin taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden taşıma bedeline mahsuben verildiği, davalı tarafın taşıma edimini yerine getirdiği iddiasına delil olarak kantar fişlerini sunduğu, kantar fişlerinden teslimatların davalıya ait kamyonlar tarafından yapıldığı hususunun anlaşılmadığı, davalının taşıma borcunu yerine getirdiği yönündeki savunmasını ispatlayamadığı, davaya konu çeklerin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptali ile takibe esas çeklerin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, çeklerin davalıya davacı tarafından taşıma işi karşılığında verildiği ve her ikisinin de düzenleme tarihinin taşımaya ilişkin sunulan kantar fişlerinde belirtilen tarihlerden sonraya ait olduğu, çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yönündeki yasal karine davalı lehine olup, çekler karşılığında taahhüt edilen taşıma işinin yapılmadığının ispat külfetinin davacıda bulunduğu, davalının taşıma işinin dava dışı DP Ltd. Şti. tarafından yapıldığını ileri sürmüşse de bu hususu ispatlayacak herhangi bir belge sunmadığı, dava dışı DP İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile yapmış olduğu taşıma işine ait 11.05.2016 tarihli sözleşmeyi ibraz etmişse de sözkonusu sözleşmenin tarihi dava konusu taşıma işinin yapıldığı tarihten önce olduğu gibi, sözleşmenin konusunun da başka bir adresteki maden ocağından temin edilecek malzemelerin taşınmasına ilişkin olup dava konusu taşıma ile ilgisinin bulunmadığı gerekçeleriyle mahkemece ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, davacının çekin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal bir karinenin aksini ispatlaması gerektiği, davacının sözkonusu yasal karinenin aksini kesin delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispat yükünün hangi tarafa düştüğü hususunda yanılgıya düşülerek karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 2.480,92 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 27.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.