YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4485
KARAR NO : 2022/8512
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2019 tarih ve 2018/73 E- 2019/223 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1021 E- 2021/252 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Şirketin 1974 yılından bu yana gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, ilk kez 1994 yılında tescil ettirdiği “ERİŞ” ibaresinin aynı zamanda müvekkili firmanın ticaret unvanının da ayırt edici unsuru olduğunu, “ERİŞ” markasının tanınmış markalar sicilinde 2011 yılından beri kayıtlı bulunduğunu, davalı ile müvekkil firma yetkililerinin kardeş olduklarını, hisselerini devrederek müvekkili şirketten ayrılan davalı firma kurucusu …’in ayrıldıktan sonra sözlü bir mutabakat gereği yalnızca “canlı hayvan, tavuk, piliç, yem ve yumurta” ürünleri üzerinde “ERİŞ” markasını kullanmasına izin verildiğini, …’in mutabakat dışında kalan sınıflardaki ürünler üzerinde “ERİŞ” markasını kullanmamayı taahhüt ettiğini, davalının “ERİŞ” marka tescillerinin hukuka aykırı ve kötü niyet gerekçesiyle hükümsüz kılınması üzerine, “ERİŞ” ibaresinde ufak değişiklikler yaparak halen bu ibareyi hükümsüz kılınan sınıflarda kendi adına tescil ettirmeye çalıştığını, davalının, müvekkilinin “ERİŞ” markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan 2015/62366 sayılı “ERİŞSAN” ibaresinin 31. sınıfta tescili için gerçekleştirdiği marka başvurusundan haberdar olduğunu ve itiraz ettiklerini, söz konusu itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, davaya konu YİDK kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kararın 556 sayılı KHK’nın 8/1-b, 8/3, 8/4, 8/5 ve 35. hükümleri ve TTK’nın haksız rekabet hükümleri gereği “işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri, Malt (insan tüketimi için olmayan” ürünleri bakımından kısmi iptalinin gerektiğini ileri sürerek, YİDK’in 2017-M-10995 sayılı kararının “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Malt (insan tüketimi için olmayan).” ürünleri açısından kısmen iptaline, dava konusu 2015/62366 sayılı “ERİŞSAN” ibareli markanın tescil edilmesi durumunda, “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Malt (insan tüketimi için olmayan).” ürünleri açısından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin, 1996 yılından bugüne kadar başta gübre olmak üzere yumurta sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, dava konusu 2015/62366 sayılı “ERİŞSAN” markasının yanında, “ERİŞ” ibaresini ihtiva eden başta 1, 29, 30 ve 31. sınıflara giren emtiada kullanılmak üzere pek çok tescilli markanın da sahibi olduğunu, müvekkili şirketin itiraza konu markasının emtia listesini oluşturan 30 ve 31. sınıflara giren ürünlerin, müvekkilin önceki tarihlerden beri tescilli “ERİŞ” ibaresini ihtiva eden markalarının emtia listesinde de aynen yer aldığını, “ERİŞ” ibareli markanın davacı taraf ile özdeşleşmiş olduğu iddiasının bütünü ile tutarsız olduğunu, “ERİŞ” ibareli markalar üzerinde “ERİŞ” soyadını taşıyan bütün aile fertlerinin aynı derecede hakları bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2015/62366 sayılı “ERİŞSAN” ibareli davalı şirkete ait markanın, 31. sınıfında yer alan “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Malt (insan tüketimi için olmayan).” emtiası ile davacı yanın “ERİŞ” asıl unsurlu markaları arasında, bu mallar ve hizmetler yönünden mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, somut olay açısından mülga 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinde öngörülen şartların oluşmadığı, TÜRKPATENT YİDK’nın 20.12.2017 tarih ve 2017-M-10995 sayılı kararının yerinde olmadığı, 2015/62366 numaralı başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’nın 20/12/2017 tarih ve 2017-M-10995 sayılı kararının davacının itirazının reddi yönünden iptaline, davaya konu başvuru markasının 31. sınıf “işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumları. Ormancılık ürünleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)” emtiası yönünden hükümsüzlüğüne ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Kurum ve Şirket vekilleri ayrı ayrı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, başvuru kapsamında 31. sınıfta yer alan “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan).” malları bulunduğu, davacı taraf marka başvurusuna itirazında, 2015/62366 sayılı marka başvurusunun “canlı hayvan, tavuk, piliç, yem ve yumurta” haricindeki ürünler bakımından reddini talep ettiği, YİDK tarafından da davacının bu itirazının reddine karar verildiği, davacı taraf dava dilekçesinde ise, “işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)” malları yönünden dava konusu YİDK kararının kısmen iptaline karar verilmesini talep ettiği, başvuru kapsamında yer alan “canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar” malları yönünden başvuruya davacı tarafça itiraz edilmiş olmasına karşın, bu mallar yönünden YİDK kararının iptali talep edilmediği, bu durumda ilk derece mahkemesince, taleple bağlı kalınarak yalnızca “işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)” malları yönünden dava konusu YİDK kararının kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talep aşılarak “canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar” malları yönünden de YİDK kararının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, TÜRKPATENT YİDK’in 20.12.2017 tarih, 2017-M-10995 sayılı kararının, 31. sınıfta yer alan “işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)” malları yönünden kısmen iptaline, davalı Şirket adına tescilli 2015/62366 sayılı “ERİŞSAN” ibareli markanın 31. sınıfta yer alan “işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)” malları yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Kurum ve Şirket vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 30.11.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.