YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4510
KARAR NO : 2022/8539
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Afşin 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.11.2017 tarih ve 2014/437 E- 2017/497 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2019/1357 E. – 2021/652 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunu’nun 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında beş yıl süreli 27/10/2010 tarihli LPG Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, davalının 14/06/2013 tarihinde davacıya hitaben gönderdiği ihtarname ile bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, sözleşme maddelerinde davalının sözleşmeyi ihlal ettiği takdirde davacı şirketin sözleşmenin sonuna kadar hesap edilecek olan mahrum kaldığı kârını talep edeceğinin açıkça düzenlendiğini, buna göre davalının bayilik sözleşme süresinin sonu olan 27/10/2015 tarihine kadar davacı şirketin zararlarından sorumlu bulunduğunu, bu zararın sözleşmede mahrum kalınan kâr ile ek protokolde belirlenen yıllık LPG desteği olduğunu, protokolün ikinci maddesine göre, bu miktarın eksik kalan her yıl için 12.000,00 TL olarak belirlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL kâr mahrumiyeti ile 5.000,00 TL LPG desteği olmak üzere toplam 10.000,00 TL’nin 14/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu sözleşmenin 20-20/a maddeleri ile 27/10/2010 tarihli protokolün 11. maddesinin 6. fıkrasının davacı tarafından ihlali nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile 27/10/2010 tarihinden itibaren ticari ilişkinin kurulduğu ve 14/06/2013 fesih tarihine kadar aralıksız devam ettiği, davalı tarafın sözleşmeyi haklı nedenle fesh edildiğinin tespit edildiğinden davacının alacak talebinde bulunmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.