Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4613 E. 2022/8409 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4613
KARAR NO : 2022/8409
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/335 E. – 2019/205 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1134 E. – 2021/236 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 39. ve 40. sınıflarda tescili için 2017/59197 sayılı “KARENERJİ” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, TPMK tarafından yapılan incelemede bir kısım malların re’sen marka başvurusundan çıkarılmasına karar verildiğini, markanın bu şekli ile yayınına davalı şirketler tarafından 2010/02965, 2013/72012, 2014/63655 sayılı ve “KARPOWER”, “KAR”, “KARPOWERSHIP” ibareli markalarını gerekçe göstererek itiraz edildiğini, bu kez itirazların kabul edilerek marka başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın da 29.06.2018 tarihli ve 2018-M-5238 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 15.02.2010 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, halen aktif olarak “kar enerji” ibaresini kullandığını, “www.karenerji.com.tr” ibareli internet sitesinin 13.04.2010 yılında alındığını, 39 ve 40. sınıflarda markaya bilinirlik sağlandığını, müvekkilinin “kar enerji” markasını ticaret unvanını aşar nitelikte markasal olarak 2010 yılından beri kullandığını ve bu ibare üzerinde eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu, bu durumun Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/283 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde hüküm ve karar altına alındığını, öte yandan taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bir benzerlik bulunmadığını, iltibas tehlikesinin oluşmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, “KAR” ibaresinin 2003 yılından beri davalı şirket adına tescilli bulunduğunu, 2010/02965 ve 2014/63655 sayılı markalarının davalı şirket adına tescilli olduğunu ve bu nedenle davacı şirketin eskiye dayalı kullanım hakkının işbu davada dinlenme olanağının bulunmadığını, eskiye dayalı kullanım iddiasının bir markanın tesciline hizmet eden bir prensip olmadığını, davalının “karpower” markasının koruma tarihinin 19.01.2010, davacı şirketin kuruluş tarihinin ise 15.02.2010 olduğunu; davacının gerçek hak sahipliği iddiasının da yerinde olmadığını, taraf markalarının iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, davacının emsal gösterdiği Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/283 E. sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kar Yatırım A.Ş. vekili, müvekkili adına tescilli “KAR” ibareli pek çok markası bulunduğunu, “KAR” ibaresinin 1996 yılından beri müvekkili şirketin adına tescilli olduğunu ve piyasada kullanıldığını, davacının gerçek hak sahipliği iddialarının haksız olduğunu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli 39. ve 40. sınıftaki tüm hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, taraf markalarında ortak olan ve markaların esaslı unsuru konumundaki “KAR” ibaresinden kaynaklı sesçil, anlamsal ve görsel benzerlik olduğu, davalı şirketlerin adlarına tescilli ve korunan markaları bulunduğu ve davacının marka başvurusunun da söz konusu itiraza mesnet markalar ile iltibas yaratmakta iken, davacının marka başvurusunun eskiye dayalı kullanım gerekçesi ile tescilinin mümkün olmadığı, zira SMK’nın 6/3. maddesinin eskiye dayalı markasal kullanımlara, bu kullanımlardan sonraki tarihli marka başvurularına itiraz ederken dayanak oluşturabileceğini, bu anlamda Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/283 E., 2018/131 K. sayılı kararının da işbu davaya emsal olamayacağı, kaldı ki davalı …Ş.’nin redde mesnet 2010/02965 sayılı markasının koruma tarihinin 19.01.2010 olup, davacı şirketin kuruluş tarihinin 02.02.2010 olması karşısında, davacının “KARENERJİ” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalıların itirazı sonucunda başvuru kapsamından çıkarılan çekişmeli 39/5. sınıf “Elektrik dağıtım hizmetleri” ile 40/17. sınıftaki “Elektrik üretim hizmetleri …” tüm hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki hizmetlerle aynı oldukları, taraf markaları arasında ortak esas unsur konumundaki “KAR” ibaresinden kaynaklı sesçil, anlamsal ve görsel benzerlik bulunduğu, davalı şirketlerin adlarına tescilli ve korunan markaları bulunmakta ve davacının marka tescil başvurusu da söz konusu itiraza mesnet markalar ile iltibas yaratmakta iken, davacının marka başvurusunun, eskiye dayalı kullanım veya tanınmışlık gerekçeleri ile tescilinin mümkün olmadığı, zira SMK.’nın 6/3 ve 6/5. maddesinin eskiye dayalı markasal kullanımlara, bu kullanımlardan sonraki tarihli marka başvurularına itiraz etme hakkını verdiği, yoksa davacının anılan gerekçelere dayanarak, kendisinden önce tescilli markalar varken başvuruda bulunma hakkının olmadığı, bu anlamda Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/283 E., 2018/131 K. sayılı kararının da işbu davaya emsal olamayacağı, zira anılan davada davacının 556 sayılı KHK.’nın 8/5. maddesine dayalı olarak yaptığı itirazı sonucunda, işbu davada davalı …’in marka tescil başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının doğru olup olmadığının tartışıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.