Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5024 E. 2021/7310 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5024
KARAR NO : 2021/7310
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.2017 tarih ve 2012/238 E. – 2017/1207 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.09.2019 tarih ve 2018/949 E. – 2019/1210 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. Semiha Bayraktar dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka tarafından dava dışı Ar To İnş. ve İzolasyon San. Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalanarak kredi kullandırıldığını, davalı şahısların bu sözleşmelerde kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğunu ve bu şahısların da davalı şirketin ortakları olduklarını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine banka tarafından borçluların kredi hesaplarının ihtarname ile kat edilerek borcun ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, borcun ödenmediğini, bu nedenle İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15813 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalılarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı tarafın icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığını, yetkili mahkemenin de Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, takipte asıl borçlunun belirtilmediğini, müvekkillerinin davacı bankaya borçlarının bulunmadığını, müvekkilleri tarafından kefil sıfatı ile imzalanan kredi sözleşmesine konu borçların tamamının ödendiğini, davacı tarafça gönderilen ihtarnameye karşı ihtarname ile cevap verildiğini, davacı tarafça bu husustan bahsedilmediğini, kredilere ilişkin verilen teminatların da bankaca serbest bırakılarak kredi ilişkisinin sonlandırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15813 Esas sayılı davacının davalılardan takip tarihi itibari ile nakdi alacak yönünden 150.686,69 TL asıl alacak 11.075,47 TL işlemi temerrüt faizi, 553,77 TL BSMV, 618,51 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 162.934,45 TL nakdi, 24.000.- TL çek depo bedeli, 21.888TL meri teminat mektubu bedeli olmak üzere toplam 45.888 TL gayrı nakdi alacağa yönelik alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptaline, asıl alacak 150.686,69 TL’ye takipten itibaren %94,50 sözleşme temerrüt faizi, %5 BSMV uygulanmak sureti ile, yine takipten sonra ödenen çek sorumluluk bedeli karşılığı 4948176 nolu çek yönünden 06/08/2012 tarihinden itibaren 1.000.- TL’ye, 5084125 nolu çek yönünden 25/09/2012 tarihinden itibaren 1.000.- TL’ye, 5084129 nolu çek yönünden 16/08/2012 tarihinden itibaren 1.000 TL’ye %94,50 oranında sözleşme temerrüt faizi uygulanmak sureti ile, diğer gayrı nakdi alacağın ise davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi kaydıyla takibin diğer kayıt ve şartlarla devamına, davalıların nakdi alacak tutarı olan 162.925,77 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden verilen teminat mektubu bedelinin ve çek yaprağı garanti bedellerinin depo edilmesi ve nakdi kredilerin tahsili talebine vaki itirazın iptali talebidir. Davacı banka ile dava dışı şirket arasında 16.06.2009, 09.11.2009 ve 07.03.2012 tarihli genel kredi sözleşmeleri bulunmaktadır. Davalılar, 09.11.2009 tarihli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefildirler. Davalı kefillerin imzaları bulunan sözleşme içeriğinde çek yaprağı ve teminat mektubu nedeniyle depo bedelinden sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunmadığı halde mahkemece davanın bu yönden kısmen kabul edilmesi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, takibe konu nakdi kredi alacağı yönünden mahkemece alınan bilirkişi raporları denetime açık mahiyette değildir. Dosyadaki bilgilerden takibe konu borçların, asıl borçlu ile davalı şirket arasında üç ayrı kredi sözleşmesine dayandığı, ne var ki davalı kefillerin sadece tek bir sözleşmeye kefil oldukları anlaşılmaktadır. O halde mahkemece bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle rapor alınarak davalıların kefalet imzası bulunan kredi sözleşmesi kapsamında takip tarihi itibariyle kredi borçları bulunup bulunmadığı belirlenip, sorumlu olacakları miktar tespit edilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca varılması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.