YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5155
KARAR NO : 2021/5471
KARAR TARİHİ : 14.09.2021
MAHKEMESİ : KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.06.2020 tarih ve 2019/650 E- 2020/461 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.01.2021 tarih ve 2020/1150 E- 2021/78 K. sayılı kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen temyiz dilekçesinin yapılmamış sayılmasına dair 24.03.2021 tarihli ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava, özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da, istinaf mahkemesince verilen 24.03.2021 tarihli ek kararla temyiz başvurusunun davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 6100 sayılı HMK’ nın 361 ve 366 maddesi (kıyas yoluyla 345 ve 346 maddeleri) gereğince temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
Ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının gerekçesi, davacı vekili yasal temyiz süresi içerisinde temyiz kanun yoluna başvurmadığından süresinden çok sonra yapılan temyiz talebinin reddi gerektiği şeklinde olduğu halde hüküm kısmında 6100 sayılı HMK’nın 361 ve 366 maddesi (kıyas yoluyla 345 ve 346 maddeleri )gereğince temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370/2 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının hüküm fıkrasının “1” nolu bendinin hükümden çıkartılarak yerine “1” nolu bent olarak “Davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE” ibarelerinin eklenerek ek kararın değiştirilen bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.