Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7964 E. 2021/7008 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7964
KARAR NO : 2021/7008
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Aralık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.09.2017 tarih ve 2016/68 E. – 2017/64 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı … arasında imzalanan tarımsal kredi sözleşmesinde davalının kefil olarak yer aldığını, anılan kredi sözleşmesi gereğince asıl borçluya kredi kullandırıldığını, kredi geri ödemelerin aksaması üzerine hesabın kat edilerek borçlulara noter kanalıyla ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kredi sözleşmesine kefil olduğunu, daha önceden davacı bankanın takip yaptığını ve fakat takip edilmeyen icra dosyasının işlemden kaldırıldığını, böylece borca faiz işlemeye devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu …’a 28/03/2006 tarih ve 34 sayılı tarımsal krediler ikraz sözleşmesi ile kredi kullandırdığı, davalının da bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmeye istinaden asıl borçlu …’ın 28/03/2006 tarihinde 15.000,00 TL kredi çektiği, gerek asıl borçlu gerekse kefiller tarafından kullanılan krediye karşılık herhangi bir ödemenin yapılmadığı, kefilin sorumluluğunun her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami tutarı geçemediği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalının Aralık İcra Müdürlüğü’nün 2013/145 Esas sayılı dosyasına yaptığı 15.000.00.- TL’ye yönelik itirazın iptaline takibin 15.000.00.- TL’ye yönelik asıl alacak miktarı ile takip tarihi 31/07/2013 tarihinden itibaren yıllık %13 temerüt faizi ile %5 BMSV üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacak likit bulunduğundan davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü ile asıl alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tarımsal kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı asıl borçlu …’a kullandırılan kredi borcunun asıl borçlu ve kefillerden tahsili için başlatılan icra takibine vaki davalı kefilin itirazının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece Yargıtay 19. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin E. 2015/17992, K. 2016/4100 sayılı ilamı öncesinde verilen kararda davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine karar bozulmuştur. Mahkemece bozma üzerine verilen kararda davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de önceki kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi icra inkar tazminatı yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Yeniden verilen kararda davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi davalının usuli kazanılmış hakkına aykırılık teşkil etmektedir. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirse de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinin tamamen çıkarılmasına, müteakip fıkraların buna göre teselsül ettirilmesine, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.