Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7973 E. 2022/4963 K. 16.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7973
KARAR NO : 2022/4963
KARAR TARİHİ : 16.06.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.02.2020 gün ve 2019/285 – 2020/24 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.06.2021 gün ve 2020/6828 – 2021/5338 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların % 50’şer oranında hisselere sahip oldukları Dem Şarapçılık Gıda San. ve Tic Ltd. Şti.’nin Koç Bank’tan, 22.12.2005 tarihinde almış olduğu 150.000,00 TL tutarlı krediye müteselsilen kefil olduklarını, nakit parasına davalı tarafından el konulduğu için şirketin kredi borcunu ödeyemediğini, bankanın müvekkili ve karşı tarafa müteselsil kefil sıfatıyla takip başlattığını, alacağın yarısını 27.12.2007 ve 31.12.2007 tarihlerinde iki aşamada ödendiğini, diğer yarısını ise borcun cebri icra baskısına son vermek amacıyla 30.04.2009 tarihinde faiz ve masrafları ile birlikte 106.000,00 TL olarak ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin, davalının yerine ödemek zorunda kaldığı miktar için BK. 496.’ya istinaden rücu amacıyla davalıya Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8251 esas sayılı dosyası ile gönderdiği ödeme emrine davalının, itiraz ettiğini, itirazın asılsız ve haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %40 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kredi borcunun davacının şahsi borcu olduğunu, kredinin kullanılması için bankaya sunulan belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacının ödeme yaptığını iddia ettiği tarihlerin icra takibinden önce olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 44.70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.