YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8285
KARAR NO : 2022/9164
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.07.2021 tarih ve 2019/191 E. – 2021/265 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin 27.01.2015/532-1,8 sayılı kumaş desen ürününü içeren tasarım tescilinin sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin tasarımlarının aynısını üretmek suretiyle tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunu, davalının eylemlerinin durdurulmasına yönelik 12.05.2015 tarihli ihtarname gönderildiğini, ayrıca mahkemeden delil tespiti talep edildiğini, yapılan tespitte yer alan desen tasarımlarının görünüm özellikleri ile davacının tasarımlarının görünüm özelliklerinin aynı olduğunun bilirkişi raporunda belirlendiğini, müvekkilinin tecavüz nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüz suretiyle üretilen malların satışı nedeniyle uğranılan zararın 554 sayılı KHK’nın 52/a maddesi gereği elde edeceği muhtemel gelire göre fazlaya dair saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile tasarım itibarı tazminatı olarak 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tecavüzün ref’ine ve kurulacak hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, delil tespitine ilişkin rapora itiraz ettiklerini, tespit dosyasındaki bilirkişinin tanımına uyan tekstil sektöründe binlerce ürün bulunduğunu, tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, desenlerin karıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin de piyasadaki tasarımlardan farklı olan müvekkili şirketin 2015/3804-11 ve 2015/4100-2 sayılı tasarımlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini; karşı davada ise davacının tasarımlarının yeni olmayıp yıllardan beri çeşitli firmalar tarafından üretildiğini, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığını ileri sürerek karşı davalının 2015/00532 sayılı tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyeti raporlarında da belirtilen “..davacı ve davalı kumaş tasarımları incelendiğinde; dokuma tekniği olarak jakar dokuma tekniği ile dokunmuş döşemelik kumaş olduğu, kumaşların iplik özelliği; parlak ve mat polyester aynı renk iplik kullanıldığı, kumaşlar tasarımı açısından incelendiğinde dokümanın yüzeyinde boyuna kırık çizgiler ve serpme şeklinde mat, parlak ve renk tonları ile dikey dokular tarzında motifler yapıldığı, dokumanın bir yüzeyinde saten örgü kullanılarak parlaklığın arttırılığı, diğer yüzeyde ise kırık çizgiler mat parlak dokularla motifler oluşturduğu, davacının 2015/00532-8 nolu tasarımı ile davalının 2015/04100-2 nolu tasarımının benzerlik gösterdiğinin anlaşıldığı”, 12.05.2015-01.06.2015 tarihleri arasında davalının davacı tasarımına tecavüz ettiği yönünde kanaate ulaşıldığı, asıl davada davacı-karşı davada davalı tarafça tercih edilen maddi tazminat hesabında; tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, tasarım hakkı sahibinin tasarımı kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre hesaplama yapılmasını tercih ettiği, tarafların aynı sektörde faaliyet gösteriyor olmaları, sektörde rekabetin yoğun oluşu gözetilerek, tarafların 12.05.2015-01.06.2015 tarih aralığındaki cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabilecekleri ürün miktarı/tutarı esas alınarak, yine tarafların iş ve işlem hacmine uygun şekilde; 554 s. KHK’nin 52/2-a maddesine göre yapılan hesaplama sonucunda, 554 s. KHK’nin 52/2-a maddesine göre davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın son bilirkişi raporuna göre (15.590,37 X %25,60=) 3.991,13 TL tutarında olacağı, tüm dosya kapsamı, tecavüzün miktarı ve niteliğine göre 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacı tasarımına 12.05.2015- 01.06.2021 tarihleri arasında tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüz suretiyle üretilen malların satışı nedeniyle uğranılan ve 554 sayılı KHK 52/A maddesi gereğince hesap edilen 3.991,13 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 460,63 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 19.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.