YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8735
KARAR NO : 2022/9577
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.01.2021 tarih ve 2014/52 E. – 2021/39 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şahısların müvekkili şirkette hizmet akdi çerçevesinde mühendis olarak çalıştıkları dönemde yurtdışına eğitim amacıyla gönderildiğini, davalılar … ve … için toplam 4.408,98 TL eğitim gideri yapıldığını, ayrıca davalıların birleşerek davalı şirketi kurduklarını, bu durumun iş akdinin rekabet ve çalışma yasağına ilişkin hükümlerine aykırı olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketle aynı faaliyeti sürdürdüğünü ve müvekkili şirkete ait sistemin kopyalandığını ve şirketin faaliyetinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkili şirketin uğramış olduğu zarara karşılık şimdilik 276.000 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı şahıslar yönünden BK’nın 351, şirket yönünden TTK’nın 358.maddesi gereğince haksız rekabetin men’ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalı …’dan 1.508,18 TL, …’dan 2.900,88 TL eğitim giderinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin dava dilekçesinin eklerinde mevcut olmayan ve imzalandığı iddia edilen iş sözleşmelerinin altında herhangi bir imzalarının bulunmadığını, her biri inşaat mühendisi olan müvekkillerinin başka bir iş yapmalarının da mümkün olmayacağını, müvekkillerinden talep edilen eğitim ve konaklama giderleri olarak belirtilen masraflar için davacı şirketin hiçbir talep hakkının bulunmadığını, müvekkili davalıların davacı şirketten ayrıldıktan sonra hayatlarını ve mesleklerini idame ettirebilmek için Stech Ltd. Şti.’yi kurduklarını ve firmayı kurduktan sonra 13 adet tamamen kendilerince dizayn edildiğini, piyasada hiçbir benzeri olmayan farklı ölçü ve ebatlarda patenti davalı şirket adına alınmış çelik kalıpları yaptırarak çalışmalarına başladıklarını, hiçbir şekilde davacı tarafa ait çelik kalıp ve aksesuarları taklit etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Stetch İnşaat Proje Taahhüt Ltd. Şti. tarafından inşa edilen donatılı toprakarme duvarlarda davacıya ait olan ve ticari sır niteliği taşıyan kalıp, aksesuar, proje teknik hesapları, tasarım geliştirme, yazılım ve çizim detaylarının kullanılıp kullanılmadığı, dosyada patent belgesi bulunmadığı için sistemin hangi bileşen ve tasarım detayının davalı Stetch firması ve çalışanları …, …, … tarafından kopyalandığının belirlenemediği ve de davalı şahısların, davacı şirketin üretim sırlarını bildikleri ve işin sırrına nüfuz ettiklerine dair teknik inceleme kapsamında bir tespit yapılamadığından davacı işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunmadığı dolayısıyla rekabet yasağının koşullarının davalı gerçek ve tüzel kişiler bakımından oluşmadığı, davalı gerçek kişilerin davalı şirket ortak ve müdürleri olmakla birlikte, davalı şirket tarafından üstlenilen İşkaya projesinde, davacı ve davalı şirketin protokol kapsamında birlikte çalıştıkları ve bu kapsamda da davacının davalıların çalışma ve faaliyetlerinden haberdar olmakla kalmayıp, davalı şirket çalışmalarına hiçbir çekince dahi belirtmeden katılmış olduğu ve ayrıca davalıların, davacı şirket müşterileri ile çalıştıklarının da belirlenemediği, davalılar … ve …’ ın istifa ederek davacı şirketten ayrıldıkları, ki haksız rekabet talebinin belirtildiği üzere mahkememizce yerinde görülmediği ve de bu davalılara hizmet sözleşmeleri devam etmekte iken yapılan eğitim bedel ve masraflarının tahsili talebi de, sözleşmelerdeki (21.1 maddesi) ” işverenin haklı olarak feshettiği durumlarda….eğitim masraflarını isteme hakkı….” düzenlemesinin bulunduğundan bu talebin de yerinde görülmediği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.