YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8841
KARAR NO : 2022/9568
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06.07.2020 tarih ve 2020/251 E. – 2020/368 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette toplam %33,33 pay oranıyla azlık pay sahibi olduklarını, davalı şirketin 10.01.2014 tarihli genel kurulunda alınan kararların şirket pay sahiplerini önemli ölçüde zarara uğratacağını, kararların kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılıklar içerdiğini, azlık pay sahibi olan müvekkillerinin bilgi alma hakkı ve inceleme hakkının davalı şirket tarafından kısıtlandığını, genel kurul öncesi ve sonrası hakkında yeterli bilgi verilmediğini, yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporunun gerçeği yansıtmadığını, şirket bilançosunda kâr zarar hesaplarının usulüne uygun düzenlenmediğini, davalı şirketin önemli ölçüde kâr elde etmiş olmasına rağmen uzun süredir kâr dağıtım kararı almadığını, mevcut yönetim kurulunun yapmış olduğu usule ve hukuka aykırı işlemler ve şirkete vermiş olduğu zarar dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerine ve denetçiye huzur hakkı verilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek anılan genel kurulda 1, 2 ve 4. maddeleri kapsamında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantı çağrısının hukuka uygun şekilde yapıldığını, genel kurulda alınan kararların hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iptalini talep ettiği genel kurulun 1.maddesinde yönetim kurulu faaliyet raporu ile murakıp raporunun okunmuş olmasına rağmen müzakere sonrası hiç bir oylama yapılmaması nedeniyle kabul veya reddedilmiş bir madde olmaması cihetiyle iptalinin de değerlendirilemeyeceği, 2 numaralı maddede ise bilanço kar ve zarar hesaplarının okunduğu ve müzakere sonrası yapılan oylama neticesinde kararın oy çokluğu ile kabul edildiği ve şirketin kar etmesine rağmen bu karın yönetim kurulu kararı ile yedek akçe olarak ayrıldığı ve bu durumun pay sahiplerinin vazgeçilmez hakkını ihlal ettiği ve davalı şirketin TTK 409. maddesine uygun olarak kar payı dağıtımı konusunda gündem belirlemediği sabit ise de; bu durumun tek başına iptal nedeni kabul edilemeyeceği, zira 409/1. maddesinin düzenleyici bir hüküm olduğu ve genel kurul kararının düzenleyici nitelikte kanun hükmüne aykırı olmasının kararının geçerliliğini etkilemeyeceği, bunun ancak koşulları varsa yönetim kurulunun sorumluluğuna ilişkin olabileceği, yönetim kurulu kararı ile karın yedek akçe olarak ayrılmasının her ne kadar pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarının ihlali olsa da bu durumun yine ayrı bir dava konusu olacağı ve alınan yönetim kurulu kararı ile doğrudan bağlantılı olmayan bu davada bunun ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davacılara iadesine, 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.