Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/9054 E. 2022/9106 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9054
KARAR NO : 2022/9106
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ : … 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02.02.2021 tarih ve 2017/735 E. – 2021/44 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı Alametifarika Yapım A.Ş. ve … vekili Av. … ile davalı … Hiz. A.Ş. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin “Anadolu’nun Kayıp Şarkıları” adlı filminin Anadolu kültürünün tanıtımına katkıda bulunacak toplam yapım süresi 5 yıl süren bir proje olduğunu, filmin ön gösterimlerinin 2008 yılında yapıldığını, davalılardan Turkcell’in “Turkcell’linin Gücü, Turkcell’in Çekim Gücü” sloganıyla yayınlanan reklam filminin müvekkilin bahsi geçen eserinden, eser sahibinin izni olmadan işlenerek oluşturulduğunu, söz konusu reklam filminin davalı Alametifarika Rek. Tas. Yap. Yay. A.Ş. tarafından yaptırıldığını, bu şirketin, kurucusu ve sahibinin diğer davalı … olduğunu, müvekkilinin film projesine sponsor arayışı içinde iken temas kurarak çalışmasını paylaştığı davalı …’in müvekkilin hiçbir iznini almadan reklam filmi oluşturulmak amacıyla Alametifarika reklam ajansı çalışanlarına izletildiği, bu süreçte müvekkili ile … arasında e-posta yazışmaları yapıldığını, bu e-posta yazışmalarının da tecavüzü ortaya koyduğunu, söz konusu reklam filminde müvekkilinin büyük emek ve çaba karşılığında çektiği birçok karenin Turkcell’in reklam filminde kullanılmasıyla müvekkilinin eser üzerindeki mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek reklam kampanyasının müvekkilin “Anadolu’nun Kayıp Şarkıları” isimli eserinden intihal yoluyla gerçekleştirildiğini tespitini, tecavüzün ref ve men’ini, FSEK’in 68. maddesi uyarınca üç kat rayiç bedel ile 70. maddesi uyarınca tazminat hesaplaması yapılarak anılan maddeler kapsamında hesaplanacak olan miktarlardan fazla olan bedelin tahsilini, bu kapsamda şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın 07.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalılar tarafından yapılan “Turkcell’linin Gücü Turkcell’in Çekim Gücü” sloganıyla yayınlanan reklam kampanyasının müvekkilinin “Anadolu’nun Kayıp Şarkıları” isimli eserinden intihal yoluyla gerçekleştirildiğini, reklam filminde müvekkilinin eserindeki unsurların kullanıldığını, asıl davada verilen karar ve Yargıtay’ın bozma kararının içeriğine göre eylemin tecavüz teşkil ettiğinin belirlendiğini, tazminat miktarının ancak bilirkişi raporu ile belirlenebileceğini ileri sürerek HMK’nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde müvekkilinin eser üzerinde FSEK çerçevesinde eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarından kaynaklı olarak FSEK’in 68. maddesi ve 70. maddesi uyarınca ayrı ayrı hesaplama yapılmak suretiyle tazminat miktarlarının tespiti ile anılan maddeler kapsamında hesaplanacak olan miktarlardan fazla olan bedele karar verilmesini, şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın 07.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 100.000 TL manevi tazminatın 07.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 30.12.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile birleşen dosyada maddi tazminat talebini 446.751 TL artırarak 456.751 TL’nin tahsilini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar Alametifarika Rek. Tas. Yap. Yay. A.Ş. ve … vekili, müvekkili …’in davacının filmine sponsor aranmasında yardımcı olduğunu, davacının sinema eseri sinemalarda gösterilmediği için Alametifarika Rek. Tas. Yap. Yay. A.Ş.’nin davacıya ait bu film konusunda herhangi bir bilgisi veya esere karşı ilgisinin olmadığını, davacının sinema filminin kullanılmadığını, bundan yararlanmadığını, davacının dava konusu sinema filminin bir kopyasını 11.09.2009 tarihinde müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin de değerlendirmesi için aynı gün Turkcell’e ilettiğini, dava konusu Turkcell reklam filminin tamamen özgün bir eser olup, hiçbir şekilde davacıya ait eserin işlenmesi olmadığını, Turkcell reklam filmini müvekkillerinin değil dava dışı PTT Film firması ve yönetmeninin çektiğini, bu kişilerin de davacının filmini görmediğini, davacının her iki filmden de bazı kareleri alarak bunlar arasında benzerlik kurmaya ve bu şekilde asılsız iddialarını ispatlamaya çalıştığını, davacının çektiği görüntülerin reklamda kullanılmadığını, tamamının reklam filmi ekibi tarafından çekildiğini, davacının bu görüntüleri çekme hakkının sadece kendisine ait olduğuna inandığını, oysa benzer karelerin daha önce birçok sanatçı tarafından çalışıldığını, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı … Hiz. A.Ş. vekili, bahsi geçen reklam filminin diğer davalı Alametifarika Rek. Tas. Yap. Yay. A.Ş. ve … tarafından oluşturularak müvekkiline sunulduğunu, davanın müvekkiline yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin reklam filmi ile davacının reklam filminin birbirinden bağımsız, tamamen ayrı ve farklı eserler olduğunu, intihal bulunmadığını, davacının izinsiz olarak müvekkili şirket tarafından işlendiğini iddia ettiği hususların telif hakları bakımından üzerinde yasal koruma tekeli kurulamayacak değerler olduğunu, her iki eserde topluma mal olmuş değerlerin kullanılmasının hak ihlali doğurmadığını, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı sonrasında oluşturulan heyet tarafından varılan tespitler neticesinde çoğunluk görüşünü yansıtan 07.05.2019 tarihli raporun diğer alınan raporlar ve dosya kapsamı nazara alındığında hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacının belgeselindeki bazı görüntülerin benzerlerinin davalıların reklam filminde kullanıldığı, tazminat hesabına yol gösterebilecek ya da emsal bedele ilişkin davacı tarafından bir belge sunulmadığı, davacıya ait belgesel filmi ile davalılara ait reklam filmlerinin karşılaştırılmasının yapıldığı, ihlale konu 28 görüntüden 6’sının serbest yararlanma sınırlarını aştığı, diğer görüntülerin ise pek çok film ve belgeselde karşılaşabilinecek türden görüntüler olduğu, eserlerin bütünü üzerinden değil sadece esinlenme sınırlarının aşıldığı görüntüler üzerinden hesaplama yapılmasının hakkaniyete uygun düşeceği, davacının sanatsal kişiliği, eseri ortaya çıkardığı süre, tahmini harcanan para, mesai, ve zaman ile eserinin katıldığı festivaller, video paylaşım sitelerinde, TV ve diğer iletişim kanallarında ulaştığı izlenme ve beğeni sayısı, ihlal edenin en büyük GSM operatörlerinden birisi olması gibi ihlal sonucu ortaya çıkardığı reklamın gördüğü ilgi, bu reklamla sağladığı/ sağlayabileceği ticari getiri, kurumsal imaja katkısı gibi kriterler dikkate alındığında izinsiz kullanılan eserler için davacının 143.150 TL + KDV (168.917 TL) talep edebileceği, taraflar arasında davalının kullanımlarına dayanak oluşturacak bir sözleşme yapılmış olsaydı, somut olaydaki kullanımlar karşılığı hangi miktarda bir bedel ödenecekti ise bunun belirlenmesi ve somut olayda, ihlalin niteliği, süresi ve kullanılan mecraya göre, FSEK’in 66/4. maddesi hükmü koşulları da dikkate alınarak varsayımsal bedelin ne alabileceği yönünde araştırma yapıldığı, somut olayın özelliğine göre davaya dayanak teşkil eden eserlerin kullanımının ihlal süresi, ticari maksatla yayınlanması, eserin niteliği gibi nedenler gözetilerek takdiren tespit edilen bedele FSEK’in 68. maddesi çerçevesinde 3 kata kadar tazminata hükmedilmesi uygun görüldüğü, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, haksız fiil tarihinin 07.10.2009 olduğu kabul edilse dahi ek davanın 19.04.2019 tarihinde açıldığı dikkate alındığında zaman aşımı def’inin kabul edilmediği, eser sahibinin dava konusu eseri ortaya çıkarmaktaki uzun yıllara dayanan emek ve çabası, eserin dosyada mübrez görüntüleri değerlendirildiğinde gerek haber, gerek festivaller kapsamındaki beğeni ölçüsü, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, mali hakkın hem çoğaltma hem de yayma hakkını da ihlali, ihlal süresi, ihlalin halkın beğenisine yol açtığı ve tüm Türkiye genelinde tüm ulusal kanallarda yayınlanarak geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış olması, yapılan reklam filminin ortalama bütçesi ve davacının eserinin bu film içerisinde kapsadığı alan gibi objektif kriterler dikkate alındığında 60.000 TL manevi tazminat tutarının yerinde olacağı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalıların “Turkcell’inin Gücü Turkcell’in Çekim Gücü” reklam filminde davacının “Anadolunun Kayıp Şarkıları” isimli eser niteliğindeki belgesinden doğan mali ve manevi haklarının tecavüzün tespiti ile, 50.000 TL maddi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, taraflar arasında farazi bir sözleşmesel ilişki doğduğundan davacı yanın ref talebinin reddine, davalıların bundan sonraki gösterimlere ilişkin tecavüzlerinin men’ine, masrafı davalılardan alınmak üzere hüküm özetinin ilanına, birleşen davanın kısmen kabulüne, 456.751 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 60.000 manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, eserden doğan mali ve manevi haklara tecavüzün tespiti, meni, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin 17.12.2015 tarihli kararının taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 15.03.2016 tarih ve 2015/6467 Esas- 2016/2820 Karar sayılı ilamı ile senaryo yazım ve yer belirleme karşılığı tazminat belirlenmesinin yerinde olmadığı, 5846 sayılı Kanun’un 68/1. maddesine göre, eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebileceği, bu durumda eser sahibinin kendisiyle sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin belirlenmesi suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulduğuna ve davalıların “Turkcell’linin Gücü, Turkcell’in Çekim Gücü” sloganlı reklam filminin davacıya ait belgesel filmden yararlanılarak oluşturulduğu belirlendiğine göre davacının bu izinsiz işleme için talep edebileceği rayiç bedelin varsa emsal sözleşmeler dikkate alınarak, bu hususta bir emsal sözleşmeye ulaşılamaması halinde 818 sayılı BK’nın 42. (6098 sayılı TBK’nın 50/2.) maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken davacı eserindeki 6 görüntü için yapılan masraflar da dikkate alınmak suretiyle rayiç bedelin belirlenmesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine,
aşağıda yazılı bakiye 102,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.